ABD ÇİZMEYİ AŞTI

ABD’nin Türkiye’ye karşı yaptırım tehdidinde bulunarak çizmeyi aşması ilk değildir. Geçmişte de İnönü’nün Başbakanlığı döneminde 1964 tarihinde çıkarma yapılacağı zaman o günün başkanı Johnson verdiğimiz silahları kullanamazsınız diyerek çıkarmaya karşı çıkmıştı. Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’nin defalanca uyarmasına rağmen PKK/YPG ile ittifak yaparak bu terör örgütlerine 5 bin TIR dolusu silah yardımında bulunması düşmanca hareketten başka bir şey değildi. Yine Türkiye’nin ısrarla karşı çıkmasına rağmen ABD Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması dini duygularıyla alay etmekti. 15 Temmuz darbesinin baş sorumlularından Fethullah Gülen’in iadesi konusunda Türkiye’nin 80 suç dosyasını göndererek talepte bulunmasına rağmen bu güne kadar her hangi bir cevap vermesi tek kelimeyle bir aymazlıktır.

ABD yetkilileri şimdi kalkmış Türkiye mahkemelerinde yargılanmakta olan papaz Bronson’un derhal serbest bırakılmasını istiyor. Şayet bırakılmadığı takdirde yaptırım uygulanacağı tehdidinde bulunuyorlar. Yani kısaca ifade etmek gerekirse ABD Türkiye’nin asla dostu ve müttefiki olmamıştır; söylenenler de sadece laftan ibaret bir kandırmacadır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump’la görüşmesinde de yargılamanın göz ardı edilerek ABD’ye iade edilmesi gündeme gelmişti. ABD Başkanı Trump ev hapsine çıkarılan Brunson’un serbest bırakılmaması durumunda Türkiye’ye açık yaptırım uygulanacağı tehdidinde bulunmuştur. Ayrıca Başkan Yardımcısı Mike Pence’de ceza evinden ev hapsine devam eden papaz Andrew Brunson’un serbest bırakılmaması halinde oda Türkiye’ye yaptırım uygulanacağı tehdidini savurmuştur.

Sözde papaz olan bu soytarının FETÖ ve PKK hesabına terör suçu işlediği gibi, ayrıca casusluk yapmasından dolayı da yargılanmasına devam olunmaktadır.

ABD yetkililerinin bu yaptıkları ilk değil Dışişleri Bakanlığı da Türkiye’nin Rusya’dan S-400 Füze savunma sistemlerini aldığı takdirde Türkiye’ye yaptırım uygulanacağı tehdidinde bulunmuştu.

ABD her önüne gelene tehditler savurmayı alışkanlık haline getirmiştir. Dışişleri Bakanı Mike Pompeo İran’ı hedef alarak “Tarihteki en güçlü baskı ve yaptırımla İran’ı ezeceğiz” sözleriyle İran’ı açıkça tehdit etmiştir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde İran’ı eleştiren karar tasarısını veto eden Rusya’yı da tehdit etmişlerdi.

ABD yetkililerinin anlamak istemedikleri tek şey Türkiye’yi yöneten kadroların eski kadrolar olmadığını bilmeleri gerekmekte. Bugün dünya 5’ten büyüktür diyebilen cesaretli kadroların iş başında olduğunu hatırlatmak isteriz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 16 yıldan beri oluşturduğu yetenekli ve dirayetli kadroların dik duruşu ABD’nin şımarık yöneticilerine hak ettikleri karşılığı misliyle vermekteler. Aynı zamanda bu diktatör ülke karşısında çaresizlikten süklüm-büklüm olan ülkelere de Türkiye’nin dik duruşu örnek teşkil etmektedir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Mürsel Uzun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.