Kaz Kafalı Olmak

Yaşamınızda hiç kazların nasıl göç ettiğini merak ettiniz mi? V şeklinde uçarlar, bu şekilde güneye göç ederler. Peki bunu neden yaparlar? Takımın en önünde tek, arkasında iki, onun arkasında 3'üncü, 4'üncü, 5'incisıra derken artarak giden bu dizilim, “V” şeklinde bir şekil oluşturur ve arkadaki kuşların hava akımından yararlanarak, daha az güç tüketimi ile daha uzun yol katedebilmelerini sağlar. Lider yorulduğunda en arkaya geçer ve ikinci sıradaki kuşlardan biri liderliği ele alır. En arkadaki ise dinlenmeye ve önden gelen hava burgacıyla rahat bir uçuşa devam eder. Eğer ki bir avcı tarafından içlerinden biri vurulur da yere düşerse, takımdan iki kaz düşen kuşun yanına iner ve yeniden uçana ya da ölene kadar onu korurlar. Eğer ölürse de başka bir takıma katılmak için yeniden havalanırlar. Bu böylece sürüp gider. Aralarında bir düzen vardır ve liderliği bırakmamak gibi bir kibre de kapılmazlar. Paylaşımcıdırlar, herkesin önderlik yapmasına izin verirler ve içlerinden birine bir şey olduğunda da desteklerini esirgemezler.

Toplum içerisinde bir söz vardır: “Kaz kafalı mısın sen?” diye. Nedense hakaret olarak yer edinen bu söz, arkasında sağlam bir öğüt barındırıyor aslında. Öyleleri var ki, keşke kaz kafalı olsa dedirten durumlara neden oluyorlar. Bencil, bayrağı kimseye kaptırmamaya çalışan, başkasının başarılı olmasını istemeyen, liderden çok buyuran olmayı hedef edinen, başına kötü bir durum gelene yardımı olmayan, yeniden toparlanıp takıma katmaya çalışmayan bg. birçok olumsuzluğa neden olurlar. İşte bu noktada keşke biraz kaz kafalı olsalar diye düşünmeden edemiyor insan. Oysaki kendisiyle birlikte yola çıkanlarla iyi geçinen, onları dinleyen, değer veren, hakkını gözeten, onların yükselmesine destek olurken bir yandan kendinin de yükselebileceğini gören, hem çalıştığı, yönettiği ya da yaşadığı yeri güzelleştiren bir kafada olunması ne kadar paha biçilemez ve de insancıl bir davranış olurdu. İşte o sürev gerek toplum gerekse ülkenin gelişmesi kaçınılmaz olacaktır. Bunu hem aile hem iş yaşamında uygulamaya başlayabilirse kişi, geleceğe ve kendisine en büyük yatırımlardan birini yapmış olacaktır.

Çalışan herkes az ya da çok buna maruz kalmış ve anlamıştır tepedekinin bir liderden çok buyurgan bir tutumla işleri yürütmeye çalışırken ne kadar öfkeye, nefrete neden olduğunu ve hatta bu yüzden iş değiştirmek zorunda olduğunu. Bazen kendinizin, bazen çocuğunuzun, anne babanızın, arkadaşınızın buna katlamak zorunda olduğuna tanıklık etmiş olabilirsiniz ve iş yaşamında buna katlanılmak zorunda olduğu gibi bir izlenim ortaya çıkmış oluyor. Aslında kimse dur demediği ya da kendinden başlayarak davranışlarını değiştirmediği için ortada bir sözleşme var gibi uygulamada hep yanlış yapmaya devam ediliyor. Sonuç olarak da yaşamı insanlar daha da zorlaştırmış ve de çekilmez duruma getirmiş oluyor.

Eğer ki bir yerde yöneticiyseniz ve kendinizde bu durumu gözlemliyorsanız, değişim için geç kalmış sayılmazsınız. Zararın neresinden dönerseniz kârdır. Böylece çalışanlarınızla daha sağlıklı bir ilişkiniz olacak ve iş verimliliği de artmaya başlayacaktır. Eğer ki bir çalışansanız, yine değişime kendinizden başladığınızda bu kez de önce iş arkadaşlarınızla daha sonra da en üst yöneticinize kadar uzayan bir zincirle değişime tanık olacaksınızdır. Dedikodu, arkadan kuyu kazma, birilerine yaranma çabası, yalakalık bg. durumlara gereksinim kalmayacaktır. Bu tür davranışlar hem iç hem de dış huzurunuzu bozacaktır. Aksini yaşayan görmedim. Kısa dönemde kazanç gibi görünürken uzun dönemde zarar edildiği anlaşılacaktır.

Sonuç olarak kaz kafalı olmak, sanıldığı gibi kötü değil olumlu bir anlamda olmayı hak ediyor. Hepimizin biraz kaz kafası gibi düşünmeye özellikle şu günlerde daha çok gereksinimi var.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tolga Ziyagil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.