25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü

Öz İplik-İş Sendikası Kadın Komitesi başkanı ve Avrupa İşçi Sendikaları Konfederasyonu Kadın Komitesi Başkan Yardımcısı Pınar Özcan 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla şunları söyledi.

25 Kasım, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, ayrımcılığa, toplumsal şiddete, aile içi şiddete, işyerlerinde yaşanan şiddete, tecavüze,tacize, kadın haklarını yok sayan uygulamalara karşı kadınların eylem günüdür.Kadına yönelik şiddet fiziksel, cinsel,psikolojik veya ekonomik zarar veya acı veren her türlü eylemdir. Zarara uğratılmakla tehdit etmek, bir yere kapatılmak da şiddettir.Internet, cep telefonları ve benzeri dijital medya araçlarıyla ısrarlı takip edilmek yine kadına yönelik şiddettir.Kısaca; Kadınlara yönelik şiddet, kadınların insan haklarının ihlalidir; maddi ve manevi bütünlük hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, ifade özgürlüğü, eğitim hakkı, çalışma hakkı gibi birçok hak ihlallerini de içine almaktadır.25 Kasım'ın Mücadele günü olarak belirlenmesinin üzerinden tam 18 yıl geçti ancak bugün hala tüm dünyada kadına yönelik şiddet haberlerine şahit olmaya devam ediyoruzABD'de, her 6 dakikada bir kadına tecavüz ediliyor, İngiltere'de, her 7 kadından biri birlikte olduğu erkek tarafından tecavüze uğruyor, Fransa'da, her ay 6 kadın aile içi şiddet nedeniyle hayatını kaybediyor.Hala Her 3 kadından biri, dövülüyor, cinsel ilişkiye zorlanıyor ya da taciz ediliyor.

Aşağılanan, eziyet edilen, yaşam hakkı gasp edilen, adları sayılamayacak kadar çok kadının pantolon giydi, evlenmek istemedi, saçları gözüktü, yemeği yaktı ya da maaşını vermedi diye; babası, komşusu, patronu, sevgilisi, kocası tarafından; kurşunla, taşla, bıçakla, ya da tecavüz ve hakaretle şiddete maruz kaldığını , saldırıya uğradığını veya öldürüldüğünü izliyoruz, dinliyoruz ya da okuyoruz.Kadına yönelik şiddet kadınların benliğini yok ediyor, hayatlarını bitiriyor.Yapılan araştırmalar kadınların ev içi şiddete daha fazla maruz kaldığını bu durumun da iş yerlerinde ki çalışma performanslarını direk olarak etkilediği, evde şiddette uğrayan kadınların daha çok işyerlerinden izin aldıklarını,uzun dönemde ise işten çıkarıldıklarını göstermektedir.

Ev içi şiddet ile işyerinde şiddet'in direk olarak bağlantılı olduğunu araştırmalar ortaya koymaktadır. Bu rakamların azaltılabilmesi ve bu dramın sonlanabilmesinin yegane yolu da yine eğitimden geçmektedir.

Sendikamız tasarladığı projelerle kadına yönelik şiddetle mücadele için somut adımlar atmaktadır.

Biz, kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık suçlarında cezalar artmadıkça şiddet döngüsünün kırılamayacağını düşünüyoruz. Kadınlara sığınma evi açarak kadını koruma altına alan zihniyet yerine erkeklere ilköğrenimden başlayarak eğitim verilmesi gerektiğini düşünüyoruzBiz, devletin kadınlara yönelik her türlü şiddet eylemini açık bir şekilde kınamasını, aile içi şiddeti ve genel olarak kadın ve çocuklara yönelik şiddeti önlemek için kampanyalar, ana-baba eğitim programları başlatılmasını, kadınların ekonomik özgürlüğü için çalışmasının önündeki çocuk ve yaşlı bakımı gibi engellerin kaldırılmasını, medyanın, kadın ve çocuklara yönelik şiddeti bir malzeme olarak kullanmaktan vazgeçmesini, evde, sokakta, işyerinde, gözaltında, cezaevinde yaşanan kadına yönelik şiddetin sorumlularının yargılanmasını ve caydırıcı yasal tedbirler alınmasını istiyoruzŞiddeti onaylayan, meşrulaştıran zihniyet değişmedikçe kadına yönelik şiddet bitmez. Çünkü şiddet nerede, nasıl, kim tarafından uygulanıyor olursa olsun beslendiği kaynak aynıdır.Unutmayalım Kadın insandır. Diğerleri İnsanoğlu!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Svetlana Williams - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.