KADIN HAKLARINDA DEVRİM (I)

Devletimizin, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK Türk Kadınına hakettiği degeri ve hakları verene kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bakın neler yaşanmış.

Bugün Mecliste yaşananlardan hiç bir farkı yok.

Biz bu yaşananları bilmediğimiz ve tarihimiz bize doğru öğretilmediği için, çağdaş geleceğe ulaşmak yerine hızla geri gittimizin farkında bile değiliz.

5 Aralık’ta yine Kadınlara Seçme Seçilme hakkının veriliş yıldönümü kutlanacak.

Beylik laflarla, reklamlarla, afişlerle, basın açıklamalarıyla, bir ‘’ 5 Aralık’’ daha bitecek.

5 Aralık tarihi sıradan bir tarih değildir.

Arkasındaki mücadeleye destek verenleri, kadına bir çok Avrupa ülkesinden önce haklarını verenlerin nasıl bir cehaletle ve zihniyetle mücadele ettiklerini öğrenelim.

Okudukça hem üzüntü hem gurur duyuyorsunuz.

Ne kadar kıymetli olduğunuzu anlıyorsunuz.

Önce bunları paylaşalım, her kadının okuması için çaba gösterelim. Bilsinler, öğrensinler ki Mustafa Kemal ATATÜRK yaşamı boyunca Türk kadınına değer vermiş, saygı duymuş ve onların hakları için mücadele etmiştir.

Tarihi, Metin Aydoğan’ ın kitaplarından, kaynaklarıyla okumak bir ayrıcalıktır. Üç bölümde paylaşacağım KADIN HAKLARINDA DEVRİM !! başlıklı yazımın birinci bölümü şöyle;

Meclis’te, 3 Nisan 1923 günü, önemli bir yasa görüşülmekdedir.

Kurtuluş Savaşı’nı yürüten Birinci Meclis yenilenecek, seçime gidilecektir. Seçimle ilgili eski yasanın güncelleştirilmesi, bunun için de yeni bir seçim yasasının çıkarılması gerekmektedir. Meclis bu yasayı görüşmektedir.

Eski yasada, her il bir seçim bölgesi kabul ediliyor ve her elli bin erkek nüfus için, bir milletvekili seçiliyordu. Başkanlığa verilen önergelerde, ‘’ uzun süren savaşlar içinde erkek nüfusun azaldığı’’ bu nedenle seçilme oranının elli binde birden, yirmi binde bire yükseltilmesi isteniyordu.

Bolu milletvekili Tunalı Hilmi Bey başta olmak üzere, bir (küme) grup milletvekili, oran belirlemede yalnızca erkek nüfusun değil, ‘’kurtuluş savaşında gösterdikleri büyük fedakarlık nedeniyle’’ kadın nüfusun da sayılmasını önerdi.

Öneriye gösterilen tepki, çok sert ve hoşgörüsüzdü. Milletvekillerinin büyük çoğunluğu, ‘’erkek onuruna, duygu ve inançlarına sanki hakaret edilmiş gibi’’ şiddetli tepki gösteriyor, öneri sahiplerini ‘’bağırarak ve gürültü çıkararak’’ konuşturmuyordu.

Tunalı Hilmi Bey, ‘ayakla çıkarılan gürültü’sıralara vurularak ve ahşap yer döşemesinden gelen gürültüleriçinde’’ sesini duyurmaya çalışıyor ve meclis tutanaklarına geçen konuşmasında şunları söylüyordu;

‘’Savaşa katılan analar, erkeklerden daha çoktu.... Lütfen ayaklarınızı vurmayınız... Efendiler ayaklarınızla yere değil , kutsal analarımızın, bacılarımızın başlarına vurmuş oluyorsunuz. Sizden rica ediyorum, benim anam, babamdan daha yücedir.... Analar cennetten bile yücedir. (şiddetli ayak sesleri).. İzin veriniz, arkadaşlar, sizlerden analara bacılara (artan gürültüler) oy hakkı, seçilme hakkı vermenizi istemiyorum, yalnızca sayılmalarını istiyorum’’

Karşıtçı milletvekillerinin başında yer alan Eskişehir milletvekili Emin Bey, Tunalı Hilmi Bey’i ‘’böyle düşünce olmaz, dinsel yasaya saygı göster, milletin duyarlılıklarıyla oynama’’ diye tehdit ediyor, Konya milletvekili Vehbi Bey ise, ‘’bizim memleketimize bolşevik daha girmedi, Hilmi bey’’ diye bağırarak tepki gösteriyordu.

Seçim yasası, kadın nüfusu değerlendirme dışı bırakarak kabul edildi ve tartışma 1923 yılı bitmiş oldu....

Bazı milletvekillerinin şu sözleri unutulmasın;

Celal Nuri Bey; ‘’her Türk tanımından yalnızca erkekler anlaşılır’’

Kütahya milletvekili, Recep Beyin; ‘’ kadınlar Türk değil mi’’ diye soruna, ‘’elbette Türk’tür’’ yanıtını aldığında ‘’öyleyse adı geçen maddeler onları da kapsar’’ dedi.

Urfa milletvekili, Yahya Kemal Bey; ‘’her Türk’’ yerine ‘’ erkek ve kadın her Türk’’ tanımını önerdi.

Önerge, büyük bir oy farkıyla reddedildi. Milletvekilleri, önergeyi reddetmekle kalmamış; yaşamsal önemde bir karar almışcasına, coşkulu alkışlarla karşılamıştı.

Recep Bey, Genel Kurul’un bu davranışlarından büyük üzüntü duymuş ve ‘’bu hakları kadınlarımıza vermiyorsunuz, bari alkışlamayınız’’ demişti.

Türkiye’de kadın hakları, 1923 ve 1924 yıllarında bu durumdaydı.

KAYNAK: Metin AYDOĞAN // ATATÜRK VE TÜRK DEVRİMİ

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Oğuzhan Yeter - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.