İskilipli Atıf Hocanın itibarı iade edilmeli, Şapka İktisası Hakkındaki Kanun yürürlükten kaldırılmalıdır

26 ocak 1926 tarihinde Ankara istiklal mahkemesinde başkanlığını kel ali (çetinkaya), üyeliklerini Kılıç Ali ve Reşit Galip tarafından Yargılanan: İskilipli Atıf Hoca Şapka Kanunu'ndan 1,5 yıl önce bastırılan ve Maarif vekaletinden ödüllendirilen "Frenk Mukallitliği ve Şapka" isimli bir kitabında irtica ve şapkaya muhalefetten dolayı hukuk geriye işletilerek idama mahkum edilmiştir. 7 Mart 1925 ten itibaren sadece 1 Yıl süre için kurulan ve halkın gönlünde taht kurmuş hocaların, ilim adamlarının halli için Ankara'da kurulan İstiklal mahkemesinde bir yıl içinde 256. dava sonuçlandırılmış, 1669 sanık yargılanmıştır. Bunlardan başta İskilipli Atıf Hoca olmak üzere 128'i idam, 50 si sürgün toplam 669 sanıkta 3000 yıl cezaya çarptırılmıştır. İskilipli Hoca Atıf Türkiye Cumhuriyeti’nin yenilik ve ilerlemeye doğru attığı adımlara mani olmak,şapkaya muhalefet ve halkı isyan ve irticaa teşvik etmekten yargılanmasına rağmen; sağlığında İttihatçıların yaptığı iftiralar gibi bugün onların artıkları tarafından yapılan iftiralarla İskilipli Atıf hocanın İdamının; yazdığı "Frenk Mukallitliği ve Şapka" adlı kitabından dolayı değil de "Milli Mücadelenin karşısında duran İngiliz ve Yunan İşbirlikçisi" olmasından "Cumhuriyete, yeniliklere ve İnkılaplara" karşı çıkmasından", İngiliz Muhipler Cemiyeti"ne üye olmaktan yargılanan vatan haini gibi takdim edilmeye tarih yanıltılmaya çalışılmaktadır. Oysaki İskilipli Atıf Hoca İzmir'in işgal edilmesine ilk karşı çıkan ve yurdun her sathında işgalcilere karşı mücadele verilmesi için hazırlanan beyannamenin altında imzası bulunan gerçek bir vatanperverdir. İngilizler tarafından Anadolu'nun işgaline direnen milislere karşı Teal-i İslam Cemiyetinin adı kullanılarak hazırlanan İngiliz ve Yunan uçaklarından atılan fetvaya karşı duran batı karşısında yenilmiş ve yenik düşmüş bir milletin ve medeniyetin iman ve İslam çizgisinde galibiyet arayan mücadele adamıdır. Bilindiği üzere İskilipli Atıf Hoca Teali-i İslam Cemiyeti’ne atfedilen ve Kuvay-ı Milliye aleyhine çıkarılan İngiliz ve Yunan uçaklarından atılan beyannameyi tekzip ettiğini ve cemiyetin bildirisine karşı çıktığını Vakit gazetesinde çıkan bir yazısı ile ispat ettiği bu konuda hakkında açılan dava ile ilgili Giresun'da yargılanıp beraat ettiği halde 26 Aralık 1925’tarihinde arkadaşları ile beraber 13 kolluk kuvveti gözetiminde Ankara’ya götürülmüştür. 26 Ocak 1926 Salı günü Savcı tarafından 3 yıl hapsinin istenmesine rağmen şapka kanunun çıkarılmasından bir hafta öncesinde mahkeme salonuna şapka ile gelen birisini şapka giydiği için tekme tokat merdivenlerden yuvarlayan Ankara İstiklal Mahkemesi Reisi Kel Ali tarafından şapka kanununa muhalefet ettiği gerekçesiyle idama mahkum edilmiştir. Bugün ülkemizde asker ve polislerin dışında sivil olarak hemen hemen hiç kimsenin giymediği 25 Kasım 1925 tarihinde çıkarılan “Şapka İktisası Hakkındaki Kanunun" hâlâ yürürlükte olması ve Anayasa'mızın güvencesi altında bir garabet olarak yürürlükte bulunmasının esbabı mucibesini anlamak mümkün değildir. Şapkanın ana vatanı olan Avrupa'da bile hiç kimsenin rağbet etmediği şapka'nın giyilmesi neden bu kadar önemsenmiştir? Şapka neden anayasal güvence altına alınmış, İskilipli Atıf hoca,Babaeskili Ali Rıza hoca gibi yüzlerce ilim adamı idama mahkum edilmiştir? Neden bir Müslüman'ın hayatı bir şapkadan ucuz daha sayılmıştır? Bütün bu acı gerçekleri bu milletin evlatlarının bilme hakkı vardır. Özel olarak İslam alimlerini idam etme, hapse mahkum etme ve sürgüne gönderme amaçlı kurulan bu mahkemenin kurulması sorgulama ve yargılama usul ve esasları TBMM tarafından araştırılmalı ve soruşturulmalıdır. Aradan 92 yıl geçmesine rağmen bu milletin imanlı evlatlarının yürekleri İskilipli Atıf Hocaya duyduğu muhabbetle çarpmaktadır. İskilipli Atıf Hocanın İsminin kendi memleketinde bir hastaneye verilmesi elbette önemlidir. İvedilikle beklentimiz TBMM tarafından tıpkı Adnan Menderes ve arkadaşları gibi İskilipli Atıf Hocanın itibarı da iade edilmesi, fiilen yürürlükte olamayan "Şapka Kanunu" da resmen yürürlükten kaldırılmasıdır. 4 Şubat 1926 Perşembe günü idam sehpasında dimdik duran ve “Zalim ve katillerle elbette mahşer günü hesaplaşacağız.” diyerek şahadet şerbetini içen İskilipli Atıf Hoca'ya ve onunla birlikte idam edilenlere Allah'tan rahmet diliyoruz. Onun Kabrinin bulunmasında ve İskilipli hemşerilerine emanet edilmesinde büyük mücadele veren Hatay eski milletvekili Mehmet Sılay'a Onu bağırlarına basan İskiliplere teşekkür ediyorum. Asıl teşekkürü itibarının iade edilmesiyle TBMM'ne yapmak için sabırsızlandığımı Tüm Milletvekillerimize duyurmak istiyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.