Muhtar seçer gibi vekil seçme zamanıdır.

16 Nisan’da vatandaşlarımız sandığa gidip yeni bir sistem olan “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine” onay verdi. Ancak bu sistemi vatandaşın lehine çevirmek için içini doldurmak bizim vazifemizdir.

Eski seçim kanunu birçok açıdan sıkıntılıydı bu sıkıntıların en başında da ülke geneli %10 seçim barajıydı, en az onun kadar sıkıntılı olan bir tarafı da vekil adaylarının liste sıralamasıydı.

Artık bu sıkıntılardan kurtulmanın zamanı gelmiştir. Seçim barajı %5 yada %3’e indirilmelidir.

Bir parti ülke genelinde %5 düzeyinde oy almışsa o parti Cumhurbaşkanı adayını gösterebiliyorsa neden vekil seçemesin, meclise giremezsin?

Yine bir parti %3 oranında oy aldığı zaman bütçeden pay almayı hak ediyorsa neden ağırlığı olan illerden vekil çıkarmasın?

Tabi mümkün olsa da Türkiye geneli baraj sınırı hiç olmazsa, daha iyi olmaz mı?

Eskiden, iktidar partisinden mecliste yeterli vekil olmazsa hükümet kurulmaz, koalisyonlara muhtaç oluruz, ülke yönetiminde istikrar olmaz bu da beraberinde güvensizlik getirir düşüncesiyle iktidar partisi vekillerine zaman zaman kerhen oy verilirdi. Şimdi öyle bir durum söz konusu değildir, çünkü %50+1 ile seçilen bir Reis zaten hükümetini kuruyor, dolayısıyla partisinin adayı kaliteli değilse seçmeseniz de ciddi bir sorun oluşmaz değil mi?

Liste usulünden kurtulmak için de daraltılmış bölge seçim sistemiyle vekil seçmek galiba en iyisi olacak.

Eskiden bir ilin10 vekil adayından 2-3 seçiliyordu, diğer 7’si tabir yerindeyse boşa kürek çekiyorlardı. Şimdi öyle mi olacak? hayır tabi, çünkü her vekil kendi bölgesinin birinci vekil adayıdır. Çalışıp çabalarsa, vatandaş nezdinde iyi bir intiba bırakırsa rahatlıkla seçilebilir. Hatta bağımsız adayların seçilme imkanı da artar.

Doğrusu ben Cumhurbaşkanımızın bu seçim sistemi konusundaki düşüncesini merak ediyordum. Ama beni yine şaşırtmadı ve tıpkı yukarıda ifade ettiğim gibi seçim siteminde bir değişikliğe gitmenin elzem olduğunu ifade etti.

Benim merak ettiğim şey görsel ve yazılı medyanın bu konudaki sessizliği, diyorum ki acaba onların menfaatine mı dokunuyor? Bu seçim yasasındaki değişikliği dert edinmiyorlar.

Buyurun muhtar seçer gibi vekil seçelim. Seçtiğimiz vekil de bize karşı kendini sorumlu hissetsin değil mi?

İnanın “dar bölge sistemi” ile vekil seçebilirsek meclisimiz hem daha nitelikli olacak ve dolayısıyla Cumhurbaşkanına karşı bir denge unsuru olacak, hem de liste usulü gibi çarpık seçim sisteminde de kurtulmuş olacağız. O liste sıralamalarında ne sıkıntıların, hatta yolsuzlukların oluştuğuna hepimiz şahit oluyorduk değil mİ? Şu kimse bu kadar para verdi de şu sıraya yerleşti gibi nice tuhaf ifadeler duyuyorduk,vah ki ne vah!

Bir vekil düşünün vekil olmak için para veriyor, ne kadar tuhaf yahu işe gidecekseniz ya maaşınızı alırsınız, yada gönüllü gidersiniz, üstüne para vererek işe gitmek dünyanın neresinde var. Tavuk verip, kaz alma peşindeyseniz o başka.

2019 yılına ne kaldı ki “muhtar seçer gibi vekil seçme zamanıdır” demek hoş bir slogan olsa gerek, eskisi gibi seçime üç ay kala vekil adayları seçilmesi dar bölge usulünde imkansız hale geliyor, çünkü vekil adayının seçmen kitlesiyle yüz yüze tanışmasını gerektiren bir yöntem, artık 6 ay, 9 ay, hatta bir yıl önceden belli olmalı ki aday kendini birebir markajla vatandaşa anlatabilsin değil mi?

Siz siz olun o liderlerin iki dudağı arasında çıkan kararla oluşan liste usulü seçime karşı mücadele edin. Yoksa vekil kendini vatandaşlara karşı minnettar his etmez, dolayısıyla bize mesafeli durdur değil mi? Zaman içinde dar bölge sistemi seçim yasasının birçok faydalarını kaleme alacağım inşallah.

Selam ve dua ile.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Eyüphan Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.