KURUMLARA MEMUR ATAMASI

Devlet dairelerinde işlerin hızlı ve sağlıklı gitmediğinden hep yakınır dururuz. Bence bunun tek sebebi var; oda devlet dairesine adam alırken işe adam yerine, adama iş mantığından hareket ediliyor olmasıdır. Birkaç yıldan beri FETÖ ve diğer terör örgütlerine mensup memurların tutuklanmaları, yada açığa alınmaları nedeniyle devlet dairelerinde bir boşluk ileri gelmektedir. Devlet dairelerinde ki bu kadro boşluklarını doldurmak için alelacele düzenlenen sınavlarla kişisel nitelikler dikkate alınmadan devlet dairelerine alındığı bir gerçektir. Yıllardır uygulana gelen bu sistem tamamen yanlıştır. Nasıl ki bir elektrikçinin görevini marangoza, bir doktorun görevini öğretmene yaptıramazsınız; uygulana gelen yöntemde bunun aynısıdır.

Personel alımında Japonya da şöyle bir uygulamanın olduğu söyleniyor: Yüksek tahsilini tamamlayan bir genç devlet dairesinde çalışmak için müracaatta bulunduğu taktirde; devlet bu genci yetişmesi ve pişmesi için daha işin başında staj yapması amacıyla adalardan birine gönderiyor. Bu gencin adada ne yatacak yeri, ne yiyecek ekmeği, nede cebinde beş kuruş parası olmuyor. Üstelikte hiç bir hısım, akraba ve tanıdığı da bulunmuyor. Hiç kimseden yardım almadan bu adada 6 ay kendi gayretiyle hayatını idame ettirdiği söyleniyor.

Bizde ki durum da illa ki bu şekilde olsun diye bir iddiamız yok. Fakat hiç olmazsa görevlendirilecek bir kimsenin işe uygun bir niteliği olması gerekmezmi? İşe alınacak bir gencin ana ve babası bile daha baştan sağa-sola müracaat ederek yavrum ağır işte çalışmasın yorulmasın, rahat etsin mantığıyla masa başı olması konusunda ısrarcı olur. Bu da evlada karşı yapılabilecek en büyük kötülüklerden biridir. Böylesine bir korumacılığın mahsurları elbette ki ileride bu gencin karşısına çıkacaktır. Bu tipteki bir memur devlet kapısında her zaman beceriksiz ve kendine güveni olmayan başarısız olduğu kadar devlete de faydası dokunmayan bir memur tipi olarak karşımıza çıkar.

ABD’nin planlı, programlı kalkınmasının sebeplerinden biride devlet hizmetine daha baştan ehil ve yetenekli olan kimseleri getiriyor olmasındandır. Fakat eski iktidar dönemlerine rağmen bugünün iktidarı yine de adama iş yerine, işe adam mantığını benimseyerek personel alımında gerekli titizliği göstermektedir.

Bu gün anlaşmazlıkların, sızlanmaların ve İdare Mahkemelerine müracaat etmelerin tek sebebi başarısız kimselerin yerine ehil olan personelin atanıyor olmasındandır.

Şahsen bende devlet kapısında çalışmış biri olarak, bu kapıyı sadece bir geçim kapısı olarak görenlerin sayısının az olmadığını biliyorum. Oysa hizmette başarılı ve liyakat sahibi olmak ve alın teriyle hak edilen maaşla helal lokma yemek devlet kapısında çalışan her görevlinin prensibi olmalıdır.

Yazımın başlığından da anlaşılacağı üzere devleti yönetenler devlet dairelerinde ki boş kadrolara adam alırken aranan vasıfların başında öncelikle nitelikle, ehil kimseler olmasını ve devlet-millet kavramını çok iyi kavrayıp, benimsemiş olması gerekmektedir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uzun zamandan beri rahatsız olduğu mevcut 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu için “657 değiştirilmediği sürece bu iş yürümez” derken şikayetinde son derece haklıdır. Hükümet devlet kurumlarına yıllardan beri sızmış bulunan FETÖ terör örgütü memurlarını temizlemek için 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun değiştirilmesi için titiz bir çalışma içinde olduklarını biliyoruz. Bundan böyle Teknik hizmetler sınıfı, sağlık hizmetler sınıfı, din hizmetleri sınıfı gibi memur kavramlarına son veriliyor. Bütün meslek sınıfları meslek çalışanı adı altında toplanacak. Kısaca ifade etmek gerekirse eşit işe, eşit ücret şeklinde yeniden belirlenecek.

Bizim esas üzerinde durmak istediğimiz husus Paralel Yapı mensuplarını devlet kurumlarından temizleyip, yerlerini doldururken bunu aceleye getirip de niteliksiz kimseleri devlet kurumlarına doldurmamak gerekir. Geçmiş yıllardan beri vatandaşın şikayet ettiği konuların başında devlet dairelerinde işlerin hızlı ve verimli gitmediği üzerine yoğunlaştığını dikkate aldığımızda daha ilk başta buna meydan vermemek gerekir...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Mürsel Uzun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.