ABD’NİN AKLI YENİ BAŞINA GELDİ

Suriye’nin içine düştüğü çıkmaz durumdan faydalanmak isteyen batılı ülkeler kara savaşlarına iştirak etmeden sadece havadan kadın-çocuk, genç-yaşlı demeden bombalamak suretiyle art niyetli emellerini gerçekleştirmenin peşine düştüler. Suriye topraklarında cirit atan terör örgütlerinin arasında ve başında birde terör devleti vardır ki; bu terör devletinin adı ABD’dir. İsmi ve imajı büyük olan bu devlet yaptıklarıyla giderek küçülmektedir. Türkiye’nin stratejik ortağı ve müttefiki olarak Suriye’de terör örgütüyle birlikte mücadele etmesi gerekirken PKK, PYD/YPG ile ittifak kurup sözüm ona kendi kurduğu DEAŞ’a karşı mücadele ediyor yalanıyla kirli suratını ortaya koymuştur. Türkiye ile 50-60 yıldan beri dost ve müttefik olduğunu söyleyerek sınırlarımızda terör örgütleriyle ittifak yapmanın doğru olmadığını defalarca suratına vurulmuştur. Fakat ABD bu ikazları dikkate almayarak terör örgütleriyle bir olarak onlara kol kanat germek suretiyle silah ve cephane yardımında bulunmuştur. Pekiyi bu yol ayrımına neden ve niçin ihtiyaç duymuştur? Tek kelimeyle ifade etmek gerekirse Türkiye’yi hedef almak için ihtiyaç duymuştur.

ABD’de Başkanlık seçiminden sonra göreve gelen Trump’u takmayan Obama döneminden kalma yetkililerin halen görevlerinin başında olduğunu biliyoruz. Bunlar yine eskisi gibi borularını öttürmeye devam ediyorlar. Trump Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı telefonla arayarak terör örgütleriyle mesafeli olacaklarını ve onlara silah yardımında bulunmayacakları sözünü vermesine rağmen milli savunma bakanlığı ve dışişleri bakanlığı verilen sözü takmadan terör örgütleriyle birlikte hareket edecekleri açıklamasında bulunmuşlardır. Açıkça ifade etmek gerekirse hükümetin bu yetkili makamları Trump’u dinlemeyerek ayrı telden çalmaya devam etmekteler.

Suriye’de 7 yıldan beri devam eden iç savaşta DEAŞ’la mücadele ettiklerini söyleyen ülkelerin samimiyetinin ölçülmesi için adeta turnusol kagıdı gibi oldu. Suriye’nin toprak bütünlüğünü düşünen ve sığınmacı durumuna düşen çaresiz insanları düşünen, sel önünden kütük kapmaya çalışan fırsatçılar, terör örgütleriyle ittifak yapanlar, petrol kaynaklarına göz dikenler velhasıl Suriye’de her ülkenin kendine göre bir planı vardır. Suriye konusunda en dürüst ve doğru politikayı sadece Türkiye ortaya koymuştur. Ortadoğu konusunda Türkiye’nin takip ettiği dış politikası son derece akılcı, yaratıcı, uzak görüşlü, komşularıyla olumlu ve yapıcı bir siyaset anlayışına dayanmaktadır.

AB’nin Suriye’de ve Ortadoğu’da uygulamaya çalıştığı dış politikası her kafadan ayrı bir ses çıkması yüzünden iflas etmiştir. Özellikle Türkiye, Rusya ve İran’ın üçlü olarak Soçi’de bir araya gelerek Suriye’nin geleceğine el koymaları ABD’yi seyirci durumuna düşürmüş ve terör örgütlerine destek vermesi yüzünden Ortadoğu’da yalnızlaştırmıştır. ABD başkanı Trump’un bu gelişmelerden etekleri tutuşmuş olacak ki hemen Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı arayarak bu yalnızlaştırmaya bir çare bulmasını rica etmiştir. Amerika’yı yaptığı hatalardan dolayı defalarca uyaran Cumhurbaşkanımız bir konuşmasında “Gün gelecek pişman olup kapımızı çalacaklar” demişti. ABD terör örgütleriyle ittifak yapmanın çare olmayacağını anlamış olacak ki sonunda Türkiye’nin kapısını çalmıştır…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Mürsel Uzun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.