AŞK ŞEB-İ ARUS

Merhaba değerli okurlarım;

Mevlana, günümüzde insanların muhtaç olduğu sevgi, birlik ve barışı eserlerinde en güzel şekilde dile getirmiştir. Hakka kavuşmayı simgeleyen ve düğün gecesi olarak kabul edilen şeb-i Arus’un 743 yılında bizlere hala yol göstermeye devam ediyor. Yaşamını hamdım, piştim, yandım sözleriyle özetleyen MEVLANA ölüm gününü yeniden doğuş olarak kabul ediyor.

Yaratandan ötürü yaratılmışı seven ve hoş gören bu yüce kişiliğin fikirlerinin sevgi, barış, hoşgörü ve kardeşliğe hasret olan dünyamızda yayılmasına ihtiyaç vardır. Son günlerde ülkemizi derinden sarsan arka arkaya yaşamış olduğumuz terör belasında kaybettiğimiz kınalı kuzularımız için Allahtan rahmet, gazilerimize acil şifalar ailelerine başsağlığı ve ülkemizde bir daha böyle menfur olaylarınyaşanmamasını diliyorum. Evet yüreği sevgi dolu hoşgörü sahibi (Mevlana) sözleri ile devam edeceğim;

Acıya sabredersin adı “metanet “olur, insanlara sabredersin adı “hoşgörü” olur, dileğe sabredersin adı “dua” olur, duygulara sabredersin adı “gözyaşı” olur, özleme sabredersin adı “hasret olur”, sevgiye sabredersin adı “aşk” olur.

Aşk ile “Aşk” için yaşamış, Aşk ile “Aşk’ı öğretmiş ve vakti geldiğinde “Aşk” ile Hakk’a yürümüş, gönüllerin ve “Aşk’ın sultanı Mevlâna CelâlettinRumi, bu sene 743’yılında 17 Aralık’ta yine Konya’ da idrak edildi.Şeb-i Arus, yani Türkçe: Düğün Gecesi, (Farsça şeb: gece, Arapça aruz: düğün), Mevlevilikte Mevlânâ Celâlettin-i Rumi’nin öldüğü gecedir. Mevlana Celâlettin Rumi, bu geceyi Rabbine, sevgiliye kavuşma gecesi olarak düşündüğü Düğün Gecesi olarak adlandırır. Rumi’nin ölüm yıl dönümlerinde 17 Aralık tarihlerine denk gelen haftalarda yapılan ve Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri olarak isimlendirilmeye başlanılan törenler, halk arasında “Şeb-i Arus” olarak da anılmaktadır.

Kendi ölümüne rabbine duyduğu aşktan dolayı sevgiliye kavuşma yani düğün gecesi demiştir.

Nitekim bir gazelinde;

Öldüğüm gün tabutum götürülürken, bende bu dünya derdi var sanma. Benim için ağlama, yazık, vah vah deme; Şeytanın tuzağına düşersen, o zaman eyvah demenin sırasıdır, Cenazemi gördüğün zaman firak, ayrılık deme, Benim kavuşmam, buluşmam işte o zamandır, Beni toprağa verdikleri zaman, elveda demeye kalkışma, Mezar, cennet topluluğunun perdesidir. Batmayı gördün değil mi? Doğmayı da seyret, güneşle aya gurudan hiç ziyan gelir mi? Hangi tohum yere ekildi de bitmedi? Ne diye insan tohumunda şüpheye düşüyorsun?

Hangi kova kuyuya salındı da dolu çıkmadı? Can Yusuf`u ne diye kuyuda feryat etsin?

Bu tarafta ağzını yumdun mu, o tarafta aç. Zira senin Hay u Hu `yun, manasızlıkaleminin fezasındadır.

Bu manaya istinaden her yılın Aralık ayında Vuslat Yıldönümleri çerçevesinde Şeb-i Arus törenleri yapılır.

Siz değerli dostlarıma bir takım bilgiler vermeye çalıştım elbette bir çoğumuz biliyor,fakat bilindiği üzere bilgi ve sevgi paylaştıkça çoğalır. Kin ve nefretten uzak. Sevgi dolu güzel günlerde görüşmek dileğiyle .

Hoşça kalın..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mutlu Mete Kaçar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.