İLTİCA VE SIĞINMA İHANETİ

Devlet kurumlarının, hepsine de çeşitli yöntemlerle sızarak girmiş olan FETÖ terör örgütü o kadar sinsice buralarda teşkilatlanmış ki kendi üyeleri bile bunun kolay farkına varamamıştır. FETÖ terör örgütü üyelerinin beyinlerini ustaca yıkamış. Memur ve işçi olanlar maaşlarının bir kısmını iş adamları kazançların büyük bir bölümünü bu örgüte himmet adı altında ödemiştir.

FETÖ terör örgütünün taban tuttuğu kurumların başında TSK, Emniyet Teşkilatı, Adalet Kurumu, Üniversiteler ve Milli Eğitim gelmektedir. Bu kurumlar arasında en çok da üyesinin olduğu kurum TSK ile Emniyet Teşkilatıdır. Bunun örneğini 15 Temmuz’da yapılan başarısız darbe girişiminde gördük. TSK içinde yuvalanmış olan FETÖ’cü subay ve Assubaylar kendi milletinin üzerine sanki düşman gibi tankla tüfekle ve uçakla saldırmıştır.

NATO teşkilatında Türkiye’yi görevli olarak temsil eden FETÖ’cü subaylardan 40’nın Türkiye’ye geri dön çağrısına uymayarak Almanya’ya iltica talebinde bulunması son derece düşündürücüdür. Onların bu ihanet girişiminde bulunması milletimizi ve TSK’ni son derece üzmüştür. Aynı ihanette bulunan bir başka grupta 8 subayın silahlı kuvvetlere ait helikopterle Yunanistan’a geçip iltica talebinde bulunmasıdır. Bu iltica olayından dolayı Yunanistan’la aramız da şu günlerde sorun yaşanmaktadır.

NATO’ya bağlı çeşitli ülkelerde Türkiye’yi görevli olarak temsil eden TSK’ne mensup 462 subaydan 237’sinin FETÖ’cü olmaları nedeniyle Türkiye’ye geri dön çağrısına rağmen bunlardan 200’nün uymayarak iltica taleplerinde bulunmaları affedilir gibi değildir.

TSK personelinin öncelikli görevlerinin başında Türk milletinin bağımsızlığını, bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyet ve demokrasiyi korumaktır. Yurt dışında resmi üniforma altında iken kendi ülkesinin ve milletinin şeref ve itibarını hiçe sayarak başka ülkelere iltica talebinde bulunmak askerlik mesleğiyle asla bağdaşmaz. İyi ki bu ihanet içinde olan subay ve assubayların komuta ettiği birliklerle bir savaşa girmemişiz. Eskiden bırakın bir subayı, bir er bile böyle bir suç işleme teşebbüsünde bulunsa onu yerden yere vururduk. Üstelik bu subay ve assubayların yaptığı şahsi olmaktan ziyade gruplar halinde olması ihanetin ciddi boyutunu ortaya koymaktadır.

Devlet kurumları arasında TSK’de görev yapan subaylara herkesten çok maaş ve özlük haklar ödenmektedir. Kuruluşundan beri subay assubaylar arasında farklı uygulamaları yüzünden OYAK kurumu yıllardan beri huzursuzluğa neden olmaktadır. OYAK’ın sahip olduğu üyelerin yüzde 63’nü assubaylar oluşturuğu halde bu kurumun ne yönetiminde, nede denetimin de söz sahibidirler.

TSK’de tanınan bunca maddi ve sosyal haklara rağmen ilkokulu dahi zor bitirmiş Fethullah Gülen gibi cahil birinin emrine giren subay ve assubayların aklına şaşıyorum. TSK’de generalliğe ve üst subaylığa kadar yükselmiş olanların taşıdıkları üniformaya ihanet etmelerini anlamak mümkün değildir.

TSK’de Kara Kuvvetlerinin kuruluş tarihi olarak Büyük Hun İmparatorluğunda Mete Han’ın tahta çıkış tarihi olan M.Ö. 209’dan günümüze kadar geçen sürede milletine tankla, tüfekle ve uçakla saldıran ihanette bulunmuş bir asker grubuna rastlanmamıştır…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Mürsel Uzun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.