Eğitim Sınavlardan İbaret Değildir

Bahar aylarının gelmesine yakın birçok öğrencimiz ilköğretim çağından yükseköğretim çağına kadar sınavlarla yüzleşmeye gün sayıyor. Bu yıllar önce de böyleydi hala böyle. Eğitimin her kademesinde sürekli sınav, sınav, sınav!

Sınav odaklı ve sınav üzerine kurulu bir eğitim sistemi yüzünden, dünya görüşü kısıtlı, estetik değerlerden bihaber, spor ve sanatın s’lerinden anlamayan, yaşamdan kopmuş beklentisi olmayan, güncel ve popüler tabirle “asosyal” bir gençlik yetiştiriyoruz.

Yıllardır süregidip gelen ve bir Allah’ın kulunun, “Hop! Durun, ne yapıyorsunuz?” dediği bir vaka var mı? Hadi onu geçtim, bu tür sınav odaklı sistemden memnun olan bir kişi bile var mı? Tabii ki yok! Ancak ne hikmetse, kimsenin sesi çıkmadan bu kervan yoluna gitmeyi sürdürüyor, aynı bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete dercesine. Bunun da ötesinde işin en kötü yanı, geleceği düşünen bir kişi de yok! Oysa geleceğimizi emanet ettiğimiz gençlerimizin durumu bizim en büyük endişe ve kaygılarımızın temel konusu haline gelmiş olması lazım.

Nitekim çok eskide kaldı beden eğitimi, müzik ve resim gibi dersler. Teknoloji gelişti, imkanlar arttı. Artık hemen hemen bütün okullarda söz konusu güzel sanatlar ve beden eğitimi dersleri için pek çok tesis kuruldu. Yani bu derslerin optimum düzeyde gerçekleştirilebilmesi için bütün imkanlar var artık. Salonlar, stüdyolar, öğretmenler…

Ancak beden eğitimi, müzik ve resim gibi derslerde tüm altyapının hazır bulunmasına rağmen öğrencilere hala girecekleri sınavlara hazırlık eğitimi veriliyor. Fırça tutması gereken eller kalemle test şıkkı kodluyor. Koşması, zıplaması, hareket etmesi gereken küçük bedenler iki büklüm olup test kitabına kapaklanıyor. Bir de öğrencileri bu duruma soktuklarını marifetmiş gibi çıkıp anlatıyorlar. Öğrenci değil sanki yarış atı yetiştiriyorlar, eğitim değil sanki koşuya hazırlıyorlar.

MEB ve YÖK kurumları gençlerimizin önündeki bu sınav sorununa köklü yollardan bir çözüm getirmediği takdirde eğitimde dünya standartlarında bir kaliteye kavuşmamız çok zor görünüyor. Bununla birlikte ÖSYM kurumunun tamamen kapatılıp yerine daha faydalı ve gençlere eğitimde sınav odaklı olmayan bir sistem kurulduğunda bu gençlerimizi tam anlamıyla eğitmeye başlayacağız demektir. Aksi halde mutlu ve üretken bir nesil yetiştirmemiz hiç ama hiç mümkün gözükmüyor.

Peki bizim öğrencilerimiz test kitaplarına gömülürken dünyada neler oluyor? Dünya gelecek nesilleri, en iyi şekilde hazırlamak için gerekli olan eğitimi sağlıyor. Hayal Okulları adını verdikleri kurumlar ile çocukların yaratıcılıklarını geliştirmeye ve onları tek başına sınav odaklı değil de çok yönlü olarak yetiştirmeye çabalıyor. Bizim tablonun tam tersi yani.  Tüm dünyada böylesine bir yöneliş varken bizim hala aynı yolda saymamıza akıl sır erdirmek mümkün değil!

Dolayısıyla Türkiye artık ne millete, ne ülkeye, ne gençlerin durumuna ne de bilimin gelişmesine zerre katkısı bulunmayan bu sınav sisteminden artık kurtulmalı ve geleceği daha doğru temeller üzerine inşa etmeye başlamalıdır!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hale Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.