2016 ACILARIYLA BİTERKEN !!

‘’Acısıyla, tatlısıyla bir yılı daha geride bıraktık’’ diye başlayan, eski yıla veda cümlesini bu yıl ne yazık ki kuramıyorum.

Acılarla, göz yaşlarıyla, açlıkla, işsizlikle, şiddetle, öfkeyle, kinle dolu bir yılı geride bırakmaya saatler kaldı.

Olumlu yaşadığımız ne var diye geriye baktığımda ve toplumsal olarak düşündüğüm zaman sadece ‘’hiç’’ demeyi istemezdim.

Umutsuz cümleler kurmayı, koca bir yılı acılarıyla hatırlamayı, ölen kadınlarımızı, yanan çocuklarımızı, sayısını bilmediğimiz şehitlerimizi, her yönden yaralanan gazilerimizi yazmayı istemezdim.

Ümmet olmaktan çıkıp, Millet olma onuruna kavuşan Türk Milletini bölme planlarını ve bu tehlikenin hala farkında olmadığımızı yazmak istemezdim.

Ülkemizin eğitimden, sağlığa neredeyse her alanda dışa bağımlı olduğunu yazmak istemezdim.

‘’Demokrasi’’ diye bağıranların, aslında, demokrasiye ne kadar tahammülsüz olduklarını yazmak istemezdim.

Kendilerini yönetenlerden umudu olmayan toplumun, hayal vergisi ödeyerek umut satın almalarını yazmak istemezdim.

Ülkemin bağımsızlığını, yargının bağımsılzığını savunmak yerine, en başta kendi kişisel çıkarlarının mücadelesini veren vekillerin varlığını yazmak istemezdim.

Yurdumun dört bir yanında ocaklar bir bir sönerken, anaların göz yaşları dinmeden kurulan, duygusuz cümleleri yazmak istemezdim.

Zenginin çocuğuna özel okul, kendine huzurlu ülke aradığı bu yılda, baraka okullarda, zor şartlarda okumaya çalışan çocukları, onları eğitmeye çalışan öğretmenleri yazmak istemezdim.

Kadının hakkını, yine kadınların aradığını, kadının ise sahip olduğu haklar elinden kayıp giderken nasıl kayıtsız kaldığını yazmak istemezdim.

Bizim egemenliğimizin teminatı olan, Anayasa’mız üzerinde oynanan oyunları ve buna nasıl sessiz kalındığını yazmak istemezdim.

‘’Bağrımızda ne kadar çok vatan haini beslemişiz’’ diye üzülen bir vatandaşın, gözünden akan yaşları yazmak istemezdim.

Bir askerimiz için Milletçe canımız yanarken, yüzlerce vatan evladının tek tek gidişine tanık olmak istemezdim.

Kaygılı bir toplum, ülke menfaatlerini ikinci plana atan bir zihniyet, günü kurtaran, üretmekten uzak tüketen bir topluma dönüştüğümüzü yazmak istemezdim.

Yeni yıla umutlarla, iyi dileklerle, neşe ve mutlulukla girmek yerine, üzülerek umutsuzlukla, belirsizlikle, ve duyarsızlıkla girdiğimizi yazmak istemezdim.

2016’dan geriye kalanları kısaca bu şekilde hafizam yazsa da, içimde ki mücadele ruhu bana en çok, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün şu sözleri ile güç veriyor;

"Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."

Bu söze olan inancım o kadar güçlü ki, atamın tüm sözlerinin bugün gerçekliğini koruduğu gibi inanıyorum ki bu söz de sonsuza kadar yaşayacak ve ülkemin tam bağımsızlığında anlamını bulacaktır.

2016, acılarıyla geride kalırken;

‘’Çare Atatürk İlke ve Devrimleridir’’ diye haykırıp, birlik olduğumuz bir yıl diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Oğuzhan Yeter - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.