Misak -I Milli Dönemin Unutulmaz Kahramanları!

Türk kurtuluş mücadelesi döneminin en önemli belgelerinden olan Misak – ı Milli, Osmanlı’nın son mebusan meclisinde, Felah – ı Vatan grubu üyelerinin yoğun çabalarıyla 28 Ocak 1920’de kabul ettirilmiş ve 17 Şubat 1920’de tüm dünyaya Türk yurdunun bağımsızlık fermanı açıklanmıştır. İstanbul’da toplanan Osmanlı’nın son mebusan meclisinde kabul edilen bu anlaşma, milli mücadele döneminin en önemli dönüm noktalarından biridir. Altı maddeden oluşan Misak – ı Milii (Milli Yemin), Birinci Dünya Savaşının ardından, Türkiye’nin kabul edeceği önemli şartları bildirmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin bugünkü sınırlarına sahip olmasında, misak – ı Milli maddeleri oldukça önemlidir. Zorlu geçen savaş mücadelesinin ardından özellikle Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarının yoğun çabası neticesinde misak – ı Milli, son Osmanlı meclisinde, Ahd – i Milli adıyla kabul edilmiştir.

Misak – ı Milli’nin önemli maddeleri ve genel çerçevesinin oluşturulmasında Erzurum ve Sivas kongreleri büyük ölçüde etkili olmuştur. Her iki kongrede de bağımsızlık ve milli sınırlar hakkında önemli kararlar alınmış ve bu kararlar Misak – ı Milli’de toplanarak Türkiye’nin bağımsızlık fermanı olmuştur.

Sivas Kongresinde alınan kararlar ve dönemin hükümetine yapılan baskılar sonucunda, Osmanlı Hükümeti genel seçim kararı almaya zorlanmıştır. Bu seçim kararının ardından, Müdafaa – i Hukuk Cemiyeti üyeleri Osmanlı meclisinde görev yapmak için seçildiler. Mustafa Kemal Atatürk ve Temsilciler Heyeti’nin üyeleriyle görüşmeler yapan yeni mebuslar, Misak – ı Millinin son halini almasını sağlamışlardır. Hüsrev Sami Gerede tarafından İstanbul’a gönderilen Misak – ı Milli, meclis içinde görüşülmeye başlandı.

Misak – ı Milli meclis kayıtlarında resmi olarak geçmemektedir. Ancak, Felah – ı Vatan grubunda görüşülerek bildirinin kabul edildiği düşünülmektedir. Ankara’da bildiride bulunan bazı maddeler, İstanbul’da kabul edilen bildiriden çıkarıldığı ve bazı değişiklere uğradığı da iddialar arasında yer almaktadır.

Misak – ı Milli; Milli Misak, Ahdi Milli, Milli Yemin ya da Ulusal Ant gibi birçok farklı isime sahiptir. Misak, kelime kökeni itibariyle; ant, sözleşme vb. anlamlara gelmektedir. Misak – ı Milli bu yönüyle milli yani ulusal sözleşme olarak açıklanabilir. Misak – ı Milli sınırları, Türkiye’nin sahip olduğu ve asla ödün vermeyeceği ulusal sınırlarını ifade etmektedir.

Misak – ı Milli günümüzde birçok farklı adla anılmaktadır. Temelde ülkenin bölünmez bütünlüğüne ve ülke sınırlarına vurgu yapan bildiri 17 Şubat 1920 yılında kamuoyuna duyurulmuştur. Misak – ı Milli, Türkiye’nin bugünkü sınırlarına sahip olmasında oldukça etkilidir. Türkiye’nin Birinci Dünya Savaşı sonrası yapılacak olan barış antlaşmasında bu bildiriye göre hareket etmesi ve bildirinin maddelerinden asla taviz vermemesi ön görülmüştür.  

Müdafaa – i Hukuk Cemiyeti’nin üyeleri tarafından büyük bir özveri ve çabayla hazırlanan Misak – ı Milli, Mustafa Kemal Atatürk ve Temsilciler Meclisi (Heyet – i Temsiliye) üyelerinin, Erzurum ve Sivas kongrelerinde aldıkları kararla birlikte hazırlanmıştır. Ülkenin bölünmez bütünlüğü ve savaş sonrası taviz vermemesi gereken sınırlarının yer aldığı Misak – ı Milli, günümüzde Türkiye’nin sınırlarının oluşmasında en etkili bildiridir.

Osmanlı Devletinin son mebusan meclisi toplantısında, İstanbul Hükümeti’ne kabul ettirilen Misak – ı Milli, Türkiye’nin Birinci Dünya Savaşı sonrası oluşacak yeni sınırlarını ve bağımsızlık ilkelerini belirtmekteydi. Misak – ı Milli maddeleri arasında; Evliye – i Selase, Batı Trakya, boğazlar, azınlık hakları ve kapitülasyonlar hakkında önemli maddeler bulunmaktadır.

Mondoros Ateşkes Antlaşması’nın ön gördüğü ağır şartlar, Misak – ı Milli ile yeniden düzenlenmiş ve Türk nüfusunun yoğun olduğu yerlerin ülke sınırları içinde yer almasıyla birlikte diğer Osmanlı tebaasının, halk oylaması yaparak topraklara dahil edilmesi ön görülmüştür.

Ekonomik bağımsızlığın sağlanabilmesi için kapitülasyonların kaldırılması gerekliliği Misak – ı Millinin en önemli maddesi olarak yorumlanabilir. Türkiye Cumhuriyeti’nin bugünkü sınırlarına ulaşması ve tam bağımsız olarak hareket etmesini büyük ölçüde Misak – ı Milli sağlamıştır.

Misak – ı Millinin ortaya çıkmasında etkili olan en önemli faktör Erzurum ve Sivas kongreleridir. Bu iki kongrede alınan kararlar ve görüşülen mühim meseleler Misak – ı Millinin temel maddelerini oluşturmuştur. Ali Fuat Cebesoy Misak – ı Milli hatıralarında, kurtuluş mücadelesi ve Misak – ı Millinin hazırlanmasındaki sürece ışık tutmaktadır. Dönemin şartlarını anılarını yazarak sonraki kuşaklara ulaştıran Ali Fuat Cebesoy, milli mücadele döneminde gösterdiği basiretli davranışını sonradan da devam ettirerek, döneme ışık tutmaktadır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Anadolu’da başlatılan kurtuluş mücadelesi, Misak – ı Milli ile sonuçlandırılmıştır. Misak – ı Millinin kabulünde, Felah – ı Vatan ve Müdafaa – ı Hukuk Cemiyeti üyelerinin etkisi büyüktür. Atatürk’ün birçok önemli girişimi ve Erzurum ve Sivas kongreleri Misak – ı Millinin oluşmasında en etkili unsurlar arasında gösterilmektedir.

12 Ocak 1920’de İstanbul’da başlayan meclis görüşmeleri sırasında ilk olarak Misak – ı Milli ele alınmıştır. 28 Ocak’ta kabul edildikten sonra, Edirne mebusu Şeref Bey tarafından meclise sunulan bir öneriyle, Misak – ı Millinin kabul edildiğinin, tüm dünyaya duyurulması sağlanmıştır.   

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Emir Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.