İSTANBUL’UN SAHİPSİZ ÇOCUKLARI !!

'Çocuklar her türlü ihmal ve istismardan korunmalı ve onlar her koşulda yetişkinlerden daha özel olarak ele alınmalıdır.'' MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Mustafa Kemal ATATÜRK bu sözleri söylediğinde Ulusal Egemenliğimizi, sonsuza kadar koruyacaklarına inandığı çocuklara armağan ederek tüm dünya çocuklarının kardeşçe, ortak bir bayramı kutlamalarına da imkan tanımıştır.Bu dünyada kutlanan ilk ve tek bayramdır.

Böylesine önemli,gerçek bir liderin evlatları olarak bugün geldiğimiz noktada Ülke olarak komşularımızla barışı sağlayamadığımız gibi,bize sığınan kadın,çocuk milyonlarla insanınaç, perişan vesokaklarda sürünmesine sebep olmuş durumdayız

İstanbul'da sokaklarda dilenen,çöpten beslenen,perişan halde yüzlerce çocuk,özellikle kız çocuklarını gördüm,izledim ve içim acıyarak paylaşıyorum.

Taksim,Beyoğlu,Cihangir,Karaköy civarında her köşe başında,her yemek masasının yanında çocuklar,aç,yorgun,çıplak ayak, kir pas içinde, arsız, yalvaran, ağlayan,avuç açan çocuklar çocuklar……

Kadınları baş tacı eden bir dinin mensupları olarak,siyasette oy toplamak için kadını kullananlar,her türlü ilgili,ilgisiz reklamlarda kadını kullananlar,kadın üzerinden politika yaparak her türlü söylemle kadını hedef gösteren,kadının kanına girenler….kadınlar sokakta bebek emziriyor,çocuk uyutuyor, kadınlar aç perişan kadınlar dileniyor…

Biri beş-altıyaşında,kardeşi üç belkidört yaşında.İkisinin de üzerinde çiçekli basma bir elbise.Sabah Gümüşsuyu’da gördüğümde park tabelalarına asılıp oyun oynarlarken çocuk olduklarının farkında etrafa gülücükler savuruyorlardı.

Güzel çocuklar sizin o saatte yeriniz,eviniz ve okulunuz olmalı,Size kucak açtık ama size hayat sunamadık…her türlü kötülüğe açık bu ortamda yanınızdan geçen milyonlara size bakan ama sizi görmeyen gözler olduk…..

Aynı küçük kızlar,akşam 21- 22 civarında İstiklal caddesinde kardeşini bir anne gibi kucağına oturtmuş,ona sıkıca sarılmış ve dilendikleri paranın 1.lirasını isteyen bir başka erkek çocuğuna göz yaşları ve cığlıklarıyla karşı koymaya çalışıyorlar.

Yine binlerce insanın su gibi aktığı cadde de yalnızdılar.Onlar her türlü istismara,kötülüğe adeta terk edilmiş sahipsiz çocuklardı…

Çocuklar ellerinde kırık dökük müzik aletiyle masaları dolaşıp para dileniyor elli kuruş verip yanağından makas alan insanlar,masadan kovan insanlar,sorularla sıkıştıran insanlar,yargılayan,aşağılayan insanlar bu çocuklar bizim.....

Onlara,kapılarımızı sonuna kadar açtık ama bağrımıza basamadık.Sokaklara terk ettik.Kinle,öfkeyle siyaset yaparken halka üretim yapmayı vaat etmek yerine çeşitli bağışlarla oy peşinde olanlar,sen-ben kavgasından,koltuk sevdasından vazgeçemeyenler bu çığlıklara,bu korkuya, bu gözyaşlarına iyi bakın…bu çocuklar bizim.....

Kendini koruyamazken kardeşini kollarına alan çocuk,senin göz yaşlarını silmek yerine seni annenin sıcak kollarına bırakmak isterdim….İçimden bir anne duygusuyla geçen ilk şey ise ‘’acaba aşıları yapıldımı’’ oluyor. Aşı,ilaç,bakım onlar için çok lüks ,onlar masalardaki artık yiyecekleri kapışıyorlar,onlar çöpten alıp yiyorlar,onlar lokanta camlarından yemeklere baktıkları için garsonlar tarafından kovuluyorlar…Onlar dilenmeyi bilmiyorlar,öğreniyorlar.Öğrendikleri ve istedikleri tek şey 1 lira…Dilleri buna dönüyor. Oyuncak,oyun,park onlar için hepsi sokak,hepsi cadde…korktukları tek şey ise Zabıta.....

Tüketim çılgınlığı yaşanan toplumumuzda ne kadar duyarsız olduğumuzu İstanbul sokaklarında gezerken apaçık görüyoruz.Midye dolma satıcısının önünde sayısız midyeyi midesine indirenlerin karşısında onları seyreden, ayağı çıplak,karnı aç çocukları görmezden gelmesi ne acı. Biz nasıl böyle duyarsız bir toplum olduk???.

Avrupa yolunda ilerlemek için çaba gösterenler bu sizin ayıbınız.Bu çocuklar sadece ‘’ Suriyeli çocuklar’’ değil…hepsi bizim çocuklarımız.Bir an önce bu insanlara,özellikle çocuklara sahip çıkılmalı,onlara güvenli,sağlıklı yaşam alanları sunmalı,eğitimlerine imkan vermeliyiz..İnsan olmanın en önemli kuralı budur.Paylaşmak,yardımlaşmak,anlamak ve saygı duymak. Fotoğrafları çekerken o çocukları üzmedim...paylaşmak istiyorum ki o çocuklar var,onlar aramızda,onlarla yaşıyoruz,onlara kapıları biz açtık,onlara sahip çıkalım,Müslümanlığın,Türklüğün gereği ne ise onu yapalım..bu çocuklar bizim....

Bu çocuklar, İSTANBUL’un SAHİPSİZ çocukları olarak kalmasın……

Sevgiyle kalın..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Oğuzhan Yeter - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.