GEÇMİŞİN GÜZELLİKLERİNİ GELECEĞE NASIL TAŞIRIZ

En çok da sabahın erken saatinde içim coşar. Çocukluğum gelir aklıma,yanımda olanlar geçer gözümün önünden. Kış günlerinde ayağımızda lasdik ayakkabılar,omzumuzda bez çantalar, bacağımızda Sümerbank pazeni pijamalar , üzerimizde sadece siyah önlük beyaz yaka, durumu iyi olanlar belki kazak giyerler. Köyün bir ucundan öbür ucuna kara bata çıka yarı belimize kadar ıslanmış halde okula varıp, getirdiğimiz tezek,odun ne varsa soba yakmaya çalışmak. Soba yandığında üzerimizden buhar çıkarak ders dinlemek. Öğle yemek için yine yarı ıslak eve gitmek. Yemeğimiz turşu ,pekmez , evde ne yemek varsa aceleyle yiyip okulun yolunu tutmalar . İkindi vakti eve dönüp artık yapılacak işlere yardım edebildiğin kadar etmek ve 10 kişi aynı odada uyumak . Tüm bunlar yaşanırken bu denli zorluklara katlanmak parasızlıktan değildi. Tamamen göreneksizlik. Çünkü kimse farklı yaşamların olduğunu bilmiyordu. Ancak kente gidip görenler yenilikleri köye taşıyordu. Sonrasında köyden kente göçümüz , ilk kabanımın oluşu . Ortaokula başlamam , beden dersinde siyah mayo giymem , lise derken , kendi çocuklarımın büyümeleri , farkına varmadan Nasıl bu yaşa geldiğim . Bütün bunlar olurken ben neresindeydim hayatın. Mutsuzluklarım oldu , maddi anlamda zor günler geçirdim ama bunları çok sorun etmemişim ki ! Aklımda çok yer etmemiş. Öğrencilik yıllarımdan en çok aklımda yer eden olay, sömestiri (onbeş tatil)tatilinde Türkçe öğretmenimin verdiği en az iki kitap okuyup ,özetini el yazısıyla çıkarmak. O kadar özenirdim ki . Şimdi okullar tatil olacak ve şimdiden başladılar ödev verilmesin, çocuklar dinlesin diye söylemlere. En azından okumaya yönelik ödevler verilebilir. İlkokulu bitirdiğimde , Türkiye haritasını, dağları, nehirleri, bölgeleri, şehirleri, yetişen ürünleri, yeraltı madenlerini ezbere çiziyordum. Dünya haritası üzerinde kıtaları, volkanik dağları , çoğu ülkelerin hangi kıtada olduğunu da biliyordum. Müfredat değişecek deniyor, belki katkısı olur yeni düzenlemeye. Şimdi diyeceksiniz ki o dönemle bu dönem arasında dağlar kadar fark var . Peki bu güne uyarlanamaz mı? Tarih derslerini o kadar iyi anlatmış ki öğretmenlerimiz hala önemli tarihleri hiç unutmadım.

Bütün bunları niye yazdım diye soranlarınız vardır, söyleyeyim . Çocuklarımızı büyütürken hayatın bütün zorluklarını anlatalım, gerekirse uygulayalım, insanlara eşit davranmayı , kendi sorumluluklarını, ödevlerini kendilerinin yapmalarını, biraz zorlandıklarında hemen yardım etmek yerine biraz çabalayıp aşmasını, yaptığı işin sorumluluğunu almalarını öğretmemiz lazım . Şu an aklıma gelenler , mutlaka sizin de ekleyecekleriniz vardır.

Eğitim her konuda başarılı olmanın , olmazsa olmazıdır. İşin başında olanlar bir değişikliğe giderken , geçmişden günümüze tüm zamanların başarı ve başarısızlıklarını gözden geçirip , günümüze uygun ve başarılı olunacak sistemi uygulamaları yürürlüğü koymalılar.

Köy enstitüleri programının yeniden gözden geçirilmesi ve uygulanması için neler yapılmalı onu düşünmeli. Muassır medeniyetler düzeyine yetişebilmek için Atatürk inkılap ve devrimlerinden asla ödün vermemeliyiz. Hangi ideoloji de olursak olalım ATATÜRK bizim en büyük ve vazgeçilmez değerimiz.

Not: Sözün özü her şey okuyup anlamaktan geçiyor. Sevgili öğretmenlerimiz en büyük görev size ve ailerimize düşüyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Asiye Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.