• BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2605
  • Euro 7,3554
  • Ankara 28 °C
  • İstanbul 25 °C
  • İzmir 33 °C

MEVSİMLER Mİ DEĞİŞİYOR?

Dr. A. Kadir Kıran

Günümüzde iklim değişikliği, sera gazı (yerkürenin daha fazla ısınmasını sağlayan ve ısı dengesini bozan doğal süreç olarak tanımlanır)  birikimlerini arttıran insan etkinlikleri de dikkate alınarak tanımlanabilmektedir. Bugün çok iyi bilinmektedir ki, fosil yakıt yakılması, sanayiinin hızlı gelişimi, arazi kullanımındaki yanlış uygulamalar, ormanların tahrip edilmesi gibi çeşitli insan etkinlikleri sonucunda, artan sera gazları atmosferde birikmeye başlamıştır. Yerkürenin ısınım dengesini bozan bu birikimin, iklim üzerindeki en önemli ve en belirgin etkisi, yerküre sıcaklığının artma eğilimi göstermesidir. Bugünlerde sıcaklık artışları tüm Dünyada hissedilmektedir. 

Küresel yüzey sıcaklıklarında 19. yüzyılın sonlarında başlayan ısınma, 1980’li yıllardan sonra daha da belirginleşerek, hemen her yıl bir önceki yıla göre daha sıcak olmak üzere sıcaklık rekorunu kırmıştır. Yüksek sıcaklık rekorunun en sonuncusu 1998 yılında kırılmıştır. Nitekim 1998 yılı, ülkemizde de aşırı sıcaklıklardan dolayı kurak bir yıl olarak geçmiştir. Öyle görünüyor ki bu yıl yine sıcaklık rekoru kırılacak. Nisan ayının başlarında sıcaklık sanki haziran ayı ortaları gibi.

Peki küresel ısınma sonucu iklimdeki değişikliklerin, küresel ve tarımsal etkileri nelerdir? Tarımsal etkilerin en büyüğü tarımsal üretim potansiyelindeki değişimlerdir. Aşırı sıcaklıklar yeryüzündeki fauna (doğadaki hayvan yaşamı) ve flora (doğadaki bitki örtüsü) üzerine olumsuz etki yapabilmektedir. Yine sıcaklıklar tarımsal üretim sisteminde zararlı ve hastalıkların artışlarına, su kaynaklarında ise azalmalara  neden olabilmektedir. Kurak ve yarı kurak alanların genişlemesine ek olarak, yıllık ortalama sıcaklığın 1-4 oC artması çölleşme süreçlerini, tuzlanma ve erozyonu artırabilir. Mevsimlik kar ve kalıcı kar-buz örtüsünün kapladığı alan ve karla örtülü devrenin uzunluğu azalabilir; ani kar erimeleri ve kar çığları artabilir. Kar erimesinden kaynaklanan akışın zamanlamasında ve hacmindeki değişiklik, su kaynaklarını, tarım, ulaştırma ve enerji sektörlerini de  etkileyebilmektedir. Bu yıl hemen her üründe görülen verim ve buna bağlı olarak üretim kayıplarının en büyük nedeni de aşırı sıcaklardan kaynaklanmaktadır.  

Peki küresel ısınmayı önlemek için bizler neler yapmalıyız? Toplum olarak görev ve sorumluluklarımız nelerdir? Biraz da bunlardan bahsedelim. Öncelikle kullandığımız enerjiyi en verimli  şekilde kullanmalıyız. İsraf etmemeli ve azami tasarrufa gitmeliyiz. Unutmayalım ki bu kaynaklar tükenmez değildir. Yine biz insanlar yeni enerji kaynakları üretme yoluna gitmeliyiz (hidrolik, güneş, rüzgar, jeotermal vb..). Daha başka neler yapabiliriz? Örneğin hemen aklıma kent içi trafiği ve şehirler arası trafik  geliyor. Kent içinde raylı toplu taşımacılığa geçilerek motorlu taşıtların daha az yakıt kullanımları sağlanabilir. Yine aynı şekilde şehirler arası yük ve yolcu taşımacılığında demiryollarına ve deniz yollarına önem vererek yakıt kullanımını aza indirgeyebiliriz.

Ülkemizde sera gazı üreten tarımsal etkinliklerin başında hayvancılık, gübre kullanımı ve yöntemi, aşırı azotlu gübre kullanımı, anızların yakılması  gibi etkinlikler gelmektedir.

Tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan faktörlere karşı da alınabilecek tedbirler mutlaka vardır. Bu tedbirlere gelecek olursak; öncelikle tarımsal sulamada, su kullanım etkinliğini artırmalıyız. Su tasarrufunu temin eden yöntemleri geliştirmeliyiz. Ekim nöbeti sistemine mutlaka geçilmeli. Özelikle suyun kıt olduğu yerlerde kuraklığa dayanıklı türler üzerinde çalışmalıyız. Ormanlara gözümüz gibi bakmalıyız. Unutmamalıyız ki ormanlar tabiatın sigortasıdır. Toprak tuzluluğunu önleyici tedbirleri mutlaka almalıyız ki, topraklarımız elden çıkmasın.

Sonuç olarak küresel ısınmayı önlemek için alınması gereken bölgesel, ulusal ve küresel önlemlerin ve politikaların hiç gecikmeksizin uygulanması gerekmektedir. Burada görev hepimize düşmektedir. Hep birlikte kararlı bir şekilde hareket etmeli ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmalıyız. Şen ve esen kalın.

Bu yazı toplam 1101 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim