• BIST 89.744
  • Altın 193,389
  • Dolar 4,8352
  • Euro 5,6600
  • Ankara 11 °C
  • İstanbul 24 °C
  • İzmir 24 °C

Mozaik sanatçısı Meyçem Ezengin ile basın kültür-sanat buluşması

Halim Utlu

Anadolu’nun binlerce yıllık tarihinden gelen ve çeşitli uygarlıkların kültür mirasıyla, kendi öz değerlerini yansıtan bir resim sanatıdır mozaik...Mozaik sanatı ile her türlü motifi, deseni, fotoğrafı resmetmek, zor değil..Mozaik, bir imgeyi iki boyutlu olarak betimlemesi bakımından, resim sanatıyla benzerlik gösteriyor..Mozaiği, resimden farklı kılan, sanatçıları da, sanatseverleri de büyüleyen başka  bir üstünlük dikkat çekiyor... O da mozaik sanatının  zamanı durduran ışıltısı değil mi?..Mozaikler, resmin aksine zamanın yıpratıcı, yok edici etkisine yenik düşmüyor, yıpranmıyor,solmuyor, bozulmuyor, ışıltısını kaybetmiyor...

Mozaik sanatının ana malzemesi; taş, toprak ve cam

Doğal malzeme topraktan gelen ve belli bir ahenk içinde yan yana dizilip, hünerli ellerde ateşle dans ederek, yeni formlar kazanan mozaikler, canlı ve kalıcı bir malzeme olması nedeniyle, her daim ilk günkü kadar  büyük  ilgi görüyor ve görmeye de devam ediyor.Binlerce yıldır muhteşem saraylara, mabetlere ve daha bir çok önemli ve özel yapılara, görkem, sıcaklık ve özgün bir üslup kazandıran mozaik sanatının ana malzemesi, taş, toprak ve cam...
mozaik-sanatcisi-meycem-ezengin-ile-basin-kultur-sanat-bulusmasi.jpg
İnsan da topraktan yaratıldı...Toprak, hayata, insana,hayvana ve bitkilere can verdi. Sanatçı da taşı, toprağı ve camı estetik dokunuşlarla şekillendirdi..Cam, onun elinde ustalıkla sanat eserine dönüştü...
 
Ezengin ile serhat kentimiz Edirne'de, basın sanat buluşması 

İşte ülkemizin mozaik,vitray ve cam sanatlarında yükselen genç yıldız adaylarından ve birçok projeye imza atan sanatçılarından Meyçem Ezengin ile serhat kentimiz Edirne'de, bir basın sanat buluşması gerçekleştirdik...Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın destekleriyle, Kültür Sanat Muhabirleri Derneği tarafından düzenlenen Kültür Sanat Buluşmaları Edirne programında, mozaik sanatçısı Meyçem Ezengin, mozaik, cam mozaik ve vitray sanatının inceliklerini anlattı.. Püf noktalarını,sırlarını, yapım tekniklerini,uygulamalı olarak basın mensupları ile paylaştı.Kültür sanat muhabirlerine, ithal,renkli cam mozaikleri  kesme, panoya yerleştirme ve yapıştırma deneyimi yaşattı..
 
Trakya Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü mezunu
 
Geçen hafta gerçekleştirilen buluşmaya, İstanbul'dan gelerek katılan sanatçı Meyçem Ezengin, basın mensuplarına mozaik sanatını,yaptıklarını,duygularını,projelerini,tarihçesini ve bu sanata neden gönül verdiğini anlattı,gazeteci ve yazarların sorularını yanıtladı...
 
Mozik sanatının usta isimlerinden Ezengin, 2007-2015 yılları arasında İSMEK’te ve 2011-2016 yılları arasında Bahariye Mevlevihanesi Sanat Atölyeleri’nde, mozaik hocalığı yaptı.

"1982 yılında Bursa’da doğup büyüdüm. 2007 yılında Trakya Üniversitesi Şehit Ressam Hasan Rıza Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü’nden mezun oldum. Stajımı Mehmet Hakan Demirok’un atölyesinde yaparak cam işçiliği, vitray ve mozaik alanında uzmanlığımı geliştirdim.
mozaik-sanatcisi-meycem-ezengin-ile-basin-kultur-sanat-bulusmasi-002.jpg
Yaşayan Mirasımız Selçuklu Dönemi Sergisi
 
2007-2015 yılları arasında İSMEK bünyesinde mozaik usta öğreticisi olarak görev yapıp, daha sonra eş zamanlı olarak 2011-2016 yılları arasında da, Bahariye Mevlevihanesi’ndeki sanat atölyelerinde ders verdim.İstanbul Bahariye Mevlevihanesi ve TBMM Dolmabahçe Sanat Galerisi ile Konya Karatay Çini Eserleri Müzesi’nde düzenlenen "Yaşayan Mirasımız Selçuklu Dönemi” sergi organizasyonunu hazırlayıp, proje danışmanı olarak görev yaptım; ayrıca eserlerimle sergide yer aldım.

Yine Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi'nce  düzenlenen "Türk Sanatının Yapı Taşları" panelinin proje danışmanlığını yaptım ve sergiye eserlerimle katıldım.Şimdilerde İstanbul’daki atölyemde özel eğitimler vermeye devam ediyorum."diyen Ezengin, Anadolu’daki mozaik sanatıyla ilgili bakın neler söylüyor;

Bizanslılar,duvar ve taban mozaikleri konusunda uzman
 
"Anadolu'da Roma dönemine ait olan eserler, Gaziantep, Antakya, Şanlıurfa ve şimdi sadece bu bölgede değil; yapılan kazı çalışmalarından takip ettiğimiz üzere, ülkemizin birçok yerinde çeşitli dönemlere ait eserleri görmeye başladık.

Daha çok olimpiyat oyunları, av sahneleri, vahşi hayvanlar gibi figürler dikkat çekiyor. Zengin ailelerin yaşamlarından, evlerinden sahneler, daha çok taban mozaiği olarak ortaya çıkıyor.Taş ve mermer kullandıklarını görüyoruz.Duvar ve taban mozaikleri konusunda Bizanslılar uzmanlaşmış. İtalya’da üretilen kalın ve renkli camdan oluşan plakaları kulanmışlar.
mozaik-sanatcisi-meycem-ezengin-ile-basin-kultur-sanat-bulusmasi-003.jpg
İslam Medeniyeti, mozaik desenlerine getirdiği matematiksel zenginlikle ünlü
 
Camlar, ışığı daha iyi yönlendirebilmek için, farklı açılarda ve sıvasız olarak yerleştirilmiş. Bazı desenlerde camların arkasına gümüş ve altın yapraklar yapıştırılırken, genellikle dini ve aristokrasinin mozaiklerini çalışmışlar.
 
Diğer yandan,İslam Kültür ve Medeniyeti, mozaik desenlerine getirdiği matematiksel zenginlikle ünlü. İslamiyet’te resim sanatı çok ilerleme göstermediği için, mozaikte canlı figür sahneleri pek görülmüyor. Yer yer cam küpler ve taşlar kullanılsa da, İslami eserlerde, genelde desen için özellikle üretilen, daha sonra kenarları elde zımparalanarak boşluksuz, yan yana oturacak şekilde düzenlenen, çini plakalara yer verilmiş. Bunun da en iyi örnekleri, Selçuklu dönemindeki yapılarda görülebiliyor."
 
Opak camlar, Amerika ve Çin'den ithal ediliyor
 
Opak cam adıyla kullanılan malzemenin, Türkiye’de üretilip üretilmediği,camların neyle kesildiği ve bir mozaik eserin ömrünün ne kadar olduğu sorusuna sanatçı "Bu camlar maalesef bizim ülkemizde üretilmiyor. Bunları yurt dışından (Amerika ve Çin) ülkemize birkaç firma getiriyor, biz de onlardan temin ediyoruz. 
 
Cam plakaları, elmas dediğimiz kesici aletlerle ve çeşitli penseler yardımıyla, resmin tonlarına göre kesip, yerleştiriyoruz ve altlarını da şeffaf soğuk silikonla yapıştırıyoruz. Günümüze kadar mozaik eserlerin gelmesini sağlayan en temel sebeplerden birisi, Horasan Harcıdır. 
mozaik-sanatcisi-meycem-ezengin-ile-basin-kultur-sanat-bulusmasi-004.jpg
Horasan Harcı, içine pişirilen ve öğütülen toprak ürünleri katılan bir malzeme
 
Horasan Harcı, günümüzde derz dolgu dediğimiz malzemedir.Horasan Harcı olarak bilinen harç, içine pişirilmiş ve öğütülmüş toprak ürünleri katılan bir malzemedir.Çok eski dönemlerde yapı ustaları, kullandıkları malzemenin içine yumurta akı, peynir, reçine, pişmiş toprak gibi katkı maddeleri katarak, bu harcı meydana getirmişler. 
 
Çok kuvvetli ve suya dayanıklı bir bileşimdir. Dayanımı yüksek olan bu harç, birçok Türk yapısında da kullanılmıştır. İlk kullanımının milat civarında olduğunu görüyoruz. 
 
Volkanik toz kullandıkları için,Roma harcı beyazdır
 
Yani, Sezar’ın son yılları.Romalılar daima volkanik toz kullandıkları için,Roma harcı beyazdır. Bizans ise volkanik toz yerine, tuğla tozu ve kırığı kullanıyor. Az da olsa Bizans’ın volkanik toz kullandığı biliniyor. Bizans, Selçuklu ve Osmanlı eserlerinin restorasyonunda, geniş ölçüde kullanılan Horasan Harcının, özellikle 15. yüzyıldan sonra, kullanım alanının genişlediğini görüyoruz.
 
Biz de, derz dolgu dediğimiz malzemeyi kullanıyoruz. Bu sayede eserlerimiz ömrünü uzatıyor, yapıştırıcı olarak da, rutubete ve neme dayanıklı şeffaf soğuk silikonu tercih ediyoruz."diyor.
 
Modern formların içinde, tarihteki desenleri işlemeyi seviyorum

İşlerinde Orta Asya’dan, İstanbul'un çeşitli dönemlerinden, Hicaz’dan rastlanan çeşitli esintiler ve harmanlamalar konusunda da,Meyçem Ezengin'in düşünceleri özetle şöyle;" Üniversitede, Geleneksel Sanatlar Bölümü’nde okumaya başladığım dönemden itibaren, bu sanattaki zenginlik ve tarihi süreç, beni derinden etkiledi.
 
Bu yüzden çalışmalarımda, modern formların içinde, tarihteki desenleri işlemeyi seviyorum.İstanbul, tarihi bakımından, birçok medeniyete ev sahipliği yapan, kültürel anlamda tam bir mozaik cenneti.
 
Çalışılacak, görülecek birçok noktası var.İstanbul aşığı ve hayranı bir insan olarak İstanbul, eserlerimde yer buluyor. 
 
Matrakçı Nasuh'un İstanbul’unu, değişik formlarda ele aldık
 
Bazen de siparişler olunca işliyorum. Sultanahmet’te bir restoranın beş katına, İstanbul'u çalıştık. Her  katta İstanbul’un farklı bir dönemine yer verdik.Bir katında Ayasofya Müzesi’ndeki İmparatoriçe Eirene’nin elinde ferman resmi olan sahneyi canlandırdık.Yine bu eserde, Topkapı Sarayı sünnet odasının ana girişinde yer alan, 16. yy. İznik çini motifini ve Selçuklu’nun on iki yıldız motifi ile İmparator II. İoannes’in elindeki kese sahnesini işledik.
 
Başka katta, ünlü Matrakçı Nasuh Efendi’nin resmettiği İstanbul’u, değişik formlarda ele aldık.Yine İstanbul silueti formunda çalıştığımız  bir paravanın içine, İstanbul’dan esintiler içeren bir kolaj yaptık.  
mozaik-sanatcisi-meycem-ezengin-ile-basin-kultur-sanat-bulusmasi-001.jpg
Her türlü resim ve motif, mozaik sanatı ile işlenebiliyor
 
İstanbul’u, daha çok yağlı boya tablolarda, minyatürlerde, gravürlerde, çiniler üzerinde gördük.Mozaik sanatı ile her türlü resmin, motifin işlenebileceğini bu işlerimle göstermek istedim. 
 
Mozaiğin tarihsel sürecinden sonra, opak cam ve kendinden renkli ebruli bir malzeme ile bunları resmetmek, benim için vazgeçilmez bir çalışmadır.
 
Ayrıca Anadolu toprağında yetişen birçok sanatçı gibi,Bedri Rahmi Eyüboğlu da, hem mozaik eserler ve hem de şiirler üreterek, kendi döneminin toplumsal sürecini yansıtmıştır.
 
Matrakçı Nasuh,eserlerini resimlerken,yepyeni bir üslup oluşturmuş
 
Matrakçı Nasuh ise Bağdat Seferi sırasında Kanuni Sultan Süleyman’ın seferlerinde ve savaşlarında yanında bulunup, minyatürlerinde Osmanlı Tarihini konu alan eserlerini resimlerken, figürsüz manzaralar veya kuşbakışı topoğrafik tasvirler olarak tanımlanabilecek, yepyeni bir üslup oluşturmuştur.
 
Sergiler dışında, ben de eserlerimi yaparken özgürüm; hayran olduğum resimler,desenler ilham kaynağım.Bazen panolar, bazen de işlevsel özelliği olan formlarda kullanıyorum mozaiği; masa, sehpa, dolap gibi..
 
Şimdiye kadar çalıştığım eserler, Cumhurbaşkanlığı, Üsküdar Belediyesi, Zonguldak Valiliği, Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörlük Binası, Sezai Karakoç Kültür Merkezi gibi kurumların duvarlarında, ya da dekoratif aksesuarlarında yer aldı."
 
Bu yazı toplam 1135 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim