• BIST 102.494
  • Altın 226,927
  • Dolar 5,3255
  • Euro 6,0377
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 6 °C
  • İzmir 7 °C

NE YAPMALI ?

Ebru Oğuzhan Yeter

Aydınlar yazar,  aydınlar düşünür,  aydınlar araştırır,  aydınlar konuşur, aydınlar tartışır, aydınlar topluma yol gösterir, geleceğe  ışık olur, toplumun yolunu aydınlatır.

Bugün ülkemizin içinde bulunduğu durumu iyi anlamak için önce tarihimizi doğru öğrenmemiz gerekirken, yazılan her tarih kitabı için aynı şeyi söylemek doğru olmaz diye düşünüyorum.

Doğru bilgilere ulaşmak için, yazılan kitabın  tarafsız gözle, kaynaklarından, araştırılarak olduğu gibi okura sunulan, ve yorumu okura bırakılan bilgiler içermesi önemlidir.

Okunan kitap, okurda merak uyandırmalı, sorgulatmalı, heyecanlandırmalı, düşündürmelidir.

Nasıl ki bir kitap, bir insanın hayatını değiştirecek kadar etkilidir, aydınlar da bilinçli toplumun, sorgulayan toplumun oluşmasında o derece etkilidirler.

Hep sorunları,  nedenleri okuyup tartışırız  ancak  iş çözüm noktasına gelince, sorumluluk almaya gelince herkes derin bir sessizlige gömülür ya da tam tersi yerini çoşkulu kuru kalabalıklara bırakır.

Memleket meseleleri uzun uzun  konuşulur...

Ne zaman ki ben ne yapabilirim diye sormak aklımıza gelirse o zaman birlik olma yolunda ilk adımı atmış oluruz.

Bakın;  Metin Aydoğan  Ne Yapmalı sorumuza aynı adlı kitabında nasıl yanıt veriyor;

‘’ Dışa karşı mücadelede başarılı olmak için, içte birliğin sağlanması gerekir. Ulusal birlik çerçevesinde örgütlenen halk, yenilmez bir güç oluşturur; Ulusalcılık, bu gücün yaşamın içinden gelen doğal kaynağı, insanlarda bir araya gelme duygusu yaratan bir gerekliliktir.

Emperyalizm, ulusal varlığa saldırırken ister istemez kendisine karşıtlığın yani ulusal birliği sağlamanın ve direnmenin koşullarını da oluşturur.

Ulusal varlığını korumaya karar verip, örgütlenen, direngen ve kararlı halkı yenmek olası değildir.

Ezilen ulusların emperyalizme karşı mücadelede ellerinde ki tek silah , halkın örgütlü gücü ve bu  gücün ideolojisi olan milliyetçiliktir.

Türkiye’de partiler, dernekler, vakıflar, sendikalar, kooperatifler, meslek odaları,çiftçi ve esnaf birliklerinden oluşan geniş bir örgütsel çeşitlilik vardır.

Türkiye Cumhuriyeti,’ne yönelen tehdidin,  yaşanan yakın tehlike haline geldiğini görerek tehlikenin farkına varanlar bugün için azınlıktadır.

Bilgiyle donanmış, kararlı ve özverili halk önderleri ulusal mücadelenin en değerli unsurları olacaktır.

Ulusal birliği sağlama amacıyla il, ilçe, belde ve köylere dek yayılacak yerel örgütler, birlik amacını temel almak koşuluyla, yöre koşullarına uyum gösteren değişik çalışma yöntemleri geliştireceklerdir.

Yerel örgütler, halkı örgütleyip içinden gerçek halk önderleri çıkardığı oranda gücünü arttıracaktır.

Yerel örgütler ülke düzeyinde örgütlenip yeteri sayı ve nitelikte halk önderini ortaya çıkarmışsa, ulusal hakları savunan ve halkı temsil eden bir partinin alt yapısı hazırlanmış demektir.

Çetin mücadeleler içinde olgunlaşıp yetkinleşen halk önderleri, kurtuluştan sonra devleti halk için yöneten kadrolar olacaktır. ‘’

Metin Aydoğan’ın ne yapılması konusunda  göstediği yollar hep örgütlenmekten geçiyor.

Evet ülkemizde  örgütlenme konusunda  hiç bir sorun yok. On kişi bir araya gelip, küçük bir örgüt kurabiliyor. Zamanla yeni üyelere, yeni şubelere ulaşabiliyor.

Bizim sorunumuz ne yazık ki bu örgütlenmeleri tek bir çatı altında toplayamamak. Bunun en büyük sebebide bu örgüğtlerin başında olan kişilerin kişisel  hırslarıdır.

Ülkemizin bu günlere gelmesinde sık sık dile getirdimiz sorunların yanında toplumsal bir sorunda başarılı olan insanların önünü kesmek.  Herkes başkan olma, lider olma, en önde olma  çabası içinde.

Kimse yanındakinin elini tutmak istemiyor.

Kimse  doğru adım atan birine,  destek vermiyor tam tersine paçalarından çekiştiriyor.

Sorumluluk almayanların en kötü davranışlarından biri de hiç bir şey yapmadan sadece eleştirmektir.

Bir an önce  uyanmalıyız !!  birlik  olmalıyız.

Bu kitapta olduğu gibi birbirimize  ‘’NE YAPMALI ‘’  diye sormalıyız.

Çaba gösteren insanlara, örgütlere, kurumlara destek  vermeliyiz.

Toplumsal olaylarda, ulusal törenlerde tek tek kurumlar olarak değil tek yürek olarak bir arada olmalıyız.

Örgütlü olmanın gücüne inanmalıyız.

Buna inanırken de  kararlı ve dirençli bir toplum olmalıyız.

Emperyalizmin ve düşmanın en korktuğu roplum örgütlü toplumdur.

Kaynak: Metin Aydoğan // NE YAPMALI

Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir. ATATÜRK

15577427_702653406577079_635352179_n-001.jpg

Bu yazı toplam 1851 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Lütfen Ad ve Soyad yazınız.
    Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim