• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • Ankara 30 °C
  • İstanbul 29 °C
  • İzmir 31 °C

Pislik, çöplük; Siyasi nezaket-sizlik….

Ergün Aydoğan

CHP Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce siyasette az görülen bir davranış gösterdi, bütün rakiplerimi ziyaret edeceğim. Saraya karşı çekincesi olan CHP çevrelerinin aksine; Erdoğan saraya da çağırsa gideceğim... Erdoğan da aman ayağı alışmasın diye görüşmeyi AKP Genel Merkezinde kabul etti. Muharrem İnce, incelik yaptı, gitti. Görüştüler, hemşeri muhabbeti yaptık dediler. Kamuoyu doğal olarak şekil ve içeriği merak etti. İçerik yansımadı ama şekil (misafirine uygun görülen koltuk) kamuoyu tarafından tartışıldı. Ev sahibinin zihninde misafirine karşı bir düşünce olduğu belli ama ev sahibinin misafirine gösterdiği nezaket ev sahibini yüceltir, onun büyüklüğünü gösterir. Bunun değerlendirmesini kamuoyu yapacaktır.

Muharrem İnce’nin bütün adayları/rakiplerini ziyaret etmesi her çevreden taktir topladı; oh ne güzel, siyasette hızla kaybolan nezaketi gördük, Muharrem İnce doğru olanı yaptı, duygusu toplumun her kesiminde hakim oldu.

Tam da siyasette kaybolan nezaket geldi, keşke hep böyle olsa; adaylar, partiler, hakaret, küfür ve zehirli dilden uzak projeleri konuşsa denilirken…

Zehirli dilin, hakaret dilinin mimarı, her ağzını açtığında; geçmişe saldıran, CHP’ye ve tüm CHP’lilere kin ve nefret kusan Erdoğan, siyasete nezaket geldi denilen günden bir gün sonra...

Genel Merkez Gençlik Kolları Kongresi’nde yine hakaret dolu sözlerle, zehirli diliyle kinini kustu ‘CHP pisliktir, CHP çöplüktür, hava kirliliğidir, susuzluktur…’ dedi.

Bu sözler beni çok derinden yaraladı, içimi acıttı. Evet, Erdoğan’a hiç oy vermedim. Uymasa da tarafsızlık üzerine yemin etmiş, 80 milyonun cumhurbaşkanı olması gereken birisi; yönettiği ülkeyi kuran, yüzde 25-30 oy alan bir partiye böylesi hakaret dili olur mu? Olmaz.

Çatışma kültüründen beslenen, varlığını; kavga ve çatışmaya borçlu birisi için olur. O halde yeri geldiğinde; ben bu ülkenin cumhurbaşkanıyım deme hakkına sahip olabilir mi. Ülkenin bir bölümünü dışlayan anlayış; ben sadece bana oy verenlerin cumhurbaşkanıyım diyebilir mi?

Partilerinin resmi adı Adalet ve Kalkınma Partisinin kısaltılması AKP denmesinden bile rahatsız olup adını değiştirenler bu ülkeyi kuran partiye ağza alınması, herkes tarafından uygun düşmeyen sözlerle hakaret ve saldırı diline devam ediyor.

Muharrem İnce çok özlü cevap verdi ‘Testide ne varsa o dökülür.’ Erdoğan kısa süre önce de ‘CHP tezektir’ demişti. Erdoğan’ın CHP ile ilgili zehirli hakaret dilini geçen gün Yılmaz Özdil koca bir sayfa yazmış.

Erdoğan bu hakaret dilini nerde kullanıyor gençlik kongresinde, atıf yaptığı yıl 1993, belki salonda bulunan gençlerin yarısı daha doğmamıştı. 11 milyonun üzerinde genç seçmenin olduğu… her 5 seçmenden 1’nin 27 yaşın altında olduğu… AKP’nin iktidara geldiği 2002’de bahsi geçen olay tarihinde doğanların 9 yaşında ilkokula gittiği gençliğe…

Erdoğan bıkmadan usanmadan geçmişi hatırlatıyor; geçmişi sürekli karalıyor. Cumhuriyet dönemini karalarken, olumsuzlukları ile hatırlayın derken; Osmanlıyı unutmayın, şanlı geçmiş hatırlayın diyor.

Geçmişten kopmuş bir toplum yıkılmaya mahkumdur; Cumhuriyetten kopun, Osmanlıya tutunun…

Testide ne varsa o dökülür, nezaketten uzak olandan nezaket beklemek…

Kendin gibi düşünmeyen, ülkenin yarısını yok sayacak, sürekli hakaret edeceksin, sonra da biz bir milletiz diyeceksin! Ülkenin yarısını yok sayan bir yönetim anlayışı nasıl; bir millet olabilir ki…?

Bu yazı toplam 424 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim