• BIST 93.297
  • Altın 208,487
  • Dolar 5,3165
  • Euro 6,0196
  • Ankara 4 °C
  • İstanbul 10 °C
  • İzmir 9 °C

Sensizliğin Hükmü

Müslüm Aslan

Birazdan gece bitecek işte.
“Unutma” beni “sensizliğin hükmü”nde,

Üç mevsim ve nazlı bir yaz
Ve ışıl ışıl bir sabah kalbine kıyarsa da doğar doğmaz uluorta.

Unutmayı unutmak!
Söylenecek her şeyin doruğunda kan ağlayan bir bulutun isyankârca yol aldığı, nefret intikamının özlem defterime not düştüklerinden arta kaldı ellerim. Örneğin; ellerimi unutma.
Rengi nedir sesinin, kokusu, teni nasıldır sesinin ve her kelime dokununca ruh baharına kaç cennet tomurcuk açıp ölümsüzlük saçar rastlantıların örselediği kederime. Bunları unut örneğin silersen sesimi ve sırt dayarsan yitikliklere.

Mühürler içlerini dağlar
Bir kalbe akıyor iki nehir
Dört mevsim
İki hasret bir uçurum
Uçurum ki ya ölümdür

Ya kefenini yırtan ışıl ışıl bir gün
O yüksek yerlerden savurduğum iletiler, hep bir yerlere takılan temennilerim enlemine düşmeden yorulmuştur. Durduğun, soluduğun ve yılların nezdinde yaşadığın sanılarını içinde attığın kulaçlar beyhude sulara yazılmıştır beklide.

Sular bizi unuttu
Sen unutmayı unut hatırlatarak bizi hayata.

Ah sevdiceğim
Bu bir hikâyedir işte
Nazlı bir çiçek
Kınına sığmayan çığlık
Kırık bir acının inleyişi sözlerinde
Gecede uykulu düşler ve biriken ölümler

Bir bekleyişi cesaretlendiren sensizliğin hükmüdür. Bu hüküm ki durmadan sarartıyor yapraklarını gülmelerimin. Sararan yapraklar ve kırışan bir hayal ve mavi bir azim; ahlarına benzeyen. Ahlarımıza kaldık bizi en fazla anlayan ve birde kızıl bir kıyametin imbiğinden geçen destanlara kalan, terden, kandan büyüyen o diyarlara. Ahlarımı unutma, birde hayallerimin ulaştırdığı, kalbimizi emziren yerleri.

Unutmayı unut

Bu hikâyedir
Başında sen
Sonunda ben
Sensizliğimin acı çölünde kurumasa da gözyaşların
Failimizse unutuş
Ellerimizdir durmadan Ortada buluşan

Yoksun ve birazdan bitecek gece sensizliğin hükmü alırken bir sızılı yargılayışa.
Ya sesin… Her dakikanın kucağında gecikse de bana, ruhumun pınarlarına varan seslenişin. Kımıldıyor ellerim bu hikâyenin ortasında.
Güneşe tutunurken bir ezginin en duru hali, kıyısında çiçeklerin gölgelerini kımıltısız ağırlayan hırcın bir nehrin sükûneti ve sonra bu hikâyenin ortasında ellerini çizen bir irkilişin kutsallığı neyse, budur şimdi gecede sana dönüp dalmak.

Bitse de gece daldığım yerdeyim, durduğun yerde. 
Unutur musun daldığım ve durduğun yeri?

Bu yazı toplam 857 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim