• BIST 102.494
  • Altın 226,838
  • Dolar 5,3255
  • Euro 6,0377
  • Ankara 4 °C
  • İstanbul 7 °C
  • İzmir 9 °C

SESSİZCE ÖLÜYORUZ !!

Ebru Oğuzhan Yeter

Tehlike,   ‘’geliyorum’’  diye,  bağıra bağıra geldi.

Yıllardır büyük bir kargaşa, belirsizlik, huzursuzluk, ölümler, patlamalar yaşayan güzel ülkem, korkunç  bir yılı  geride  bırakırken  yüreğinde  kalan  umut kırıntılarıyla 2017’ye girmeye hazırlanıyordu.

Ne verilen fetvalar, ne basında oluşturulan algılar halkın  bu umudunu yıkmadı, korkutmadı.  Terör,  bu kez insanca yaşanan her yerde olduğu gibi, yılın son gecesini sevdikleriyle eğlenerek geçirmek isteyenleri haince vurdu.

Anayasa dayatması devam ederken, ülkemizin üzerine ekilen nifak tohumlarının bizi bölünmeye  doğru götürmesine fırsat vermemeliyiz.

Ülke olarak, her şeyden önce psikolojik savaşla, algı operasyonlarıyla  bize şekil verilmeye çalışıldığını iyi görmeliyiz.

Bir çok aydınımızın dile getirdiği gibi sahnede oynanan oyuna değil,  yıllar önce yazılan senaryoya,  oyunculara  ve katliamın perde arkasına bakmalıyız.

Türk tarihini, kültürünü yok sayarak, arap dayatması fetvalara kulak verip adeta  yılbaşı kutlamanın günah olduğunu yobaz beyinlere işleyip ellerine fırsat verenleri iyi  görmeliyiz.

Dağıtılan bildirilere,  yapılan  açıklamalara,  gösterilen hedeflere,  yapılan ihbarlara duyarsız kalan yöneticiler tek tek bilinen  açıklamaları  yaparak, görevlerini yapmanın rahatlığıyla yaşamaya devam ediyorlar.

Toplum olarak, bu saldırıların  kişiselleştirmeden, ötekileştirmeden Türk halkına yapıldığını  iyi bilmeliyiz.

Terörü,  amacına ulaştırmaya çalışanlar bizi farklı şekillerde ayrıştırıyor,  buna fırsat vermemeliyiz.

Yeni anayasa yapılmasının, bizi  bölme planı olduğunu, rejim değişikliği olacağını  iyi görmeliyiz.

Dünyada ki  terör olaylarıyla kıyaslanacak duruma getirildik.

''Hangi ülkede terör daha çok eylem yapıyor, hangi millet daha çok ölüyor''  karlılaştırmaları yapılıyor.

İnançları, kendi bakış açısına göre yorumlamanın  tehlikeli yanı, kendini  şiddetle  ortaya koyuyor.

Nerede olursa olsun böyle hain bir saldırıda ölen  tüm insanların tek suçlarının,  o an orada  olmak olduğunu unutmamak gerekiyor.

Masum insanların topluca katledildiğini  ve katliamın perde arkasını iyi görmek gerekiyor.

Din adamları çıkıp,  ‘’Müslüman Noel Kutlamaz’’ demek yerine,  ‘’müslüman can almaz, müslüman kan akıtmaz, müslüman çalmaz, müslüman bölmez’’  deseydi toplumda,   kalleşçe  öldürülen  insanların ardından kimlik ayrıştırmaları   ya da yaşam tarzları üzerinden değerlendirmeler yapılmazdı.

Yılbaşı öncesi sokaklarda bildiri dağıtma, fetva verme cesareti gösterenlere engel olunsaydı, insan haklarına, kültürlere, demokrasiye saygı duyulması yönünde açıklamalar yapılsaydı, bugün bu insanlar ölmezdi.

Toplumun kültürüne, inancına saygılı olmayanlar özellikle de adı Milli olan eğitim sisteminin başında olanlar daha küçücük çocukların hayatında bu ayrışmayı ve olumsuz algıyı oluşturuyorlar buna engel olmalıyız.

Bakanlığın okullara gönderdiği, dinimizde yeri olmayan yılbaşı kutlamalarını yasaklama yazıları  gelecek tehlikenin boyutunu başka türlü anlatamazdı.

Sessizce ve  hep birlikte,  yavaşça ölüyoruz.

Göz göre göre parçalandık, dağılıyoruz.  

Hemen,  şimdi birlik olmazsak artık  korkarım  ki yok oluyoruz.

”Ulusun bağımsızlığını, yine ulusun kesin kararı ve direnişi kurtaracaktır.” ATATÜRK

Bu yazı toplam 3183 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Lütfen Ad ve Soyad yazınız.
    Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim