• BIST 93.297
  • Altın 208,722
  • Dolar 5,3165
  • Euro 6,0196
  • Ankara 4 °C
  • İstanbul 10 °C
  • İzmir 9 °C

Tarım Bakanı, yazdıklarım doğru çıkarsa çantanızı hazırlayın!

Oğuz Güler
Uzun süre Anayurt'ta ekonomi, tarım, siyaset ve güncel yazılar yazdım. 8,5 yıl yazdığım bu süreçte hiç davalık olmadım. Kısaca kimseye hakaret ve iftira etmedim, sadece söylentilerden bahsederek bunların doğru olup olmadığını sorguladım. Şimdi Tarım bakanına aşağıda bir soru soracağım ve doğru ise mahalli seçimden önce gidecek 3-4 bakandan biri olduğunu biliyorum. Zaten bakanlığa yeni bir vizyon hala katmadığı gibi Fındık taban fiyatını yeni bakana açıklatmamaları çok manidar değil mi? Bakanın akademik yanının tarım olmadığı için bocaladığını külliyede görmeye başladı denmekte. Bu bağlamda Tarım bakanının gidici denmesi yadırganmamalı.
 
Bu arada Turizm bakanının yakında istifa ederse sürpriz sayılmaması gerektiğini belirtmeliyim. Sağlık, Tarım, Turizm, Enerji, Çalışma ve Çevre bakanları mahalli seçimden önce birazının değişmesi de sürpriz olmamalı.
 
İki bakanlık kesin meslekten olmazsa başarı yakalanamıyor. Bunlar Sağlık ve Ziraat kökenli meslekler olduğunu herkes bilmekte. Bakın Sağlık bakanlığına Recep Akdağ kadar başarılı bir isim gelemedi. Her meslekten gelen bakanın başarılı olması da söz konusu değil. Ama Ak parti iktidarında Tarım bakanlığına hiç Ziraat kökenli biri gelmedi. Veteriner kökenli geldi ama veterinerler hayvan sağlığına girdiğinden ve Tarım olgusunun % 10'unu ilgilendirdiğinden zaten veterinerlerden bakan atanması da tutmadı. Hatta yeni bakan, bakanlığın geçmişini başarısız kılmışsa çok büyük hata ve kendi ayağına sıkmış denmekte. 
 
16.10.2018 de "Tarım bakanlığı ve Rumeli işkembecisi" başlıklı bir yazı yazdım ama aynı gün bakanlık konusunda Çiğdem Toker'in bir yazısı yüzünden benim yazımın güme gitti. Geçmişte her 2 yazımın birinde mutlaka Erdal Sumaytaoğlu arar, kritik yapar veya bir araya gelirdik. Hatta "yapılanma" konusunda yazdığım yazı yüzünden bakan bey üçümüz kahvaltı yapalım demişti ama ben bunu kabul etmeyerek Erdal beyle konuları irdelemiştik. Mehdi bey benim gazımı almak istediğini biliyor ve bana yakınlık göstererek yazı yazmamı azaltmak istediğini anlamıştım. Bu yüzden yazılarımdan faydalanmak istiyorsa Erdal bey üzerinden uzunca konuşabildiğim den Erdal bey üzerinden gitmenin belki biraz sonuç oluşturabileceğini düşünmüştüm ama başarısız bir yapıyı başarılı yapmak kararlı, vizyoner ve yenilikçi bir bakanla olurdu. Tarım bakanlığına gelen iktidar bakanları maalesef "yerli ve milli" çıkmadılar dendiğinden bende bu karamsar sonuca vardım ve konuda doğru düşünmüşüm.
 
Geçen haftaki yazımda bakan yardımcısı Mustafa Aksu Develi'den hemşerim olmasından ötürü ona ve ona güvenenlere için katkı sunabilirim mealinden yazmıştım. Ama Mustafa bey tepeden bakan bir yapıda dendiğini doğru çıkartmak istercesine zatalileri "Oğuz bey hemşerim ben siyaset yapma derdindeyim ve başarı için herkese ihtiyacımız var" diyemediğinden başaramayacakları fikirlerimi önemsenmemiş galiba.
 
"Tarım bakanlığı ve Rumeli işkembecisi" çok ciddiye alınması gereken bir yazıydı ve inanın bir izin için 4 ayrı birim ve 3-5 ayrı bakanlığa gidilmesini hatırlatarak bakanlığın sorununun "YAPILANMA" devriminden geçtiği ciddiye alınmadıysa bu bakanlığa her fırsatta yapıcı eleştiri yapmak zorunda olacağım galiba. Düşünün bir kez balıkçılık konusunda bir hamle yapacak biri bakanlıkta 4-5 ayrı yerden izin alıyor ve buna benzer yapılanma sorunlarına bu bakanlıkta 16 yıldır bu ne iş denmemişse Berat beyde gelse bu bakanlığı başarıya taşıyamaz. 
 
Gelelim Tarım bakanına soruma; Sayın bakan zatalinize zırhlı ve 5 milyon liraya yakın bir para ile yeni bir Mercedes makam aracı alındım? Hükumet tasarruf tedbirleri alırken ve bir çok makam aracı varken kendisinin Eruh'ta çalıştığı ve PKK tehdidi mi gördü de zırhlı ve çok pahalı bir makam aracı alındı. Diyebilir ki benden önce alınmış ama bu aracı istemiyorum deme hakkı niye gündeme düşmedi. Kaldı ki geçen haftalarda her önüne uzatılan mikrofona konuşması ve konulara hakim olamamasının delili yüzünden danışmanının da hata yapmaması için bakanı kolundan tutup çekmesi böyle bir bakan için aslında doğruydu ama her doğrunun her zaman doğru sayılmadığı bu örnekle görüldü. Danışman bence hem doğru yaptı ama sonucunda çekim yapılırken bunu yaptığından eğri iş çıkarttı. "Eri mastardan (eğri cetvelden) doğru çızık çıkmaz" sözünü hatırlatarak amacımın kötü olmadığından hareketle bu cümleyi "Farklı meslekten doğru mesleğin işi başarılamaz" a çevirerek bu yüzden danışmanın bunu yapması bakanlıkta bir refleks haline getirenin bakan olması üzücü. Akademik mesleği olmayan bu bakanlıkta, bakana çeke düzen verme gerektiğinin sonucuydu ama o hareketi yaparak bakanın sonunu hazırladı. Bakanında akredite sözü inanın işe tuz biber oldu.  Cumhurbaşkanına milletvekillerini doğru olarak şikayet eden bakan Pakdemirli ise kendi ipini çekti ve artık en başta gidecek bakan denmesi bu 3-5 olgu yüzünden doğru çıkabilir.      
Bu yazı toplam 952 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim