• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • Ankara 21 °C
  • İstanbul 26 °C
  • İzmir 28 °C

TOHUMCULUĞUMUZ NEREYE GİDİYOR...

Dr. A. Kadir Kıran

Ülke tohumculuğu yaklaşık 35 yıllık geçmişi olan  bilgi ve sermaye birikimini bu süreçte geliştirmiş, bugün artık yerli tohum şirketlerimiz hibrit sebze, pamuk, ayçiçeği, mısır gibi ürün gruplarında kendi ıslah ettikleri çeşitlerle önemli bir gelişme sağlamıştır. Ülkemiz tohumculuk sektörü bir bütün olarak yerli ve yabancı firmaların işbirlikleri neticesinde teknoloji transferi, sermaye birikimi,  insan kaynaklarının oluşumu açısından son derece önemli bir yol kat etmiştir. Ancak bu durum tohumculuğumuzun hem ulusal hem de uluslararası pazarlarda rekabet eder düzeye gelmemizi  henüz sağlayamamıştır. Bugün için buğday, arpa, çeltik, bazı yem bitkileri ve yemeklik baklagillere ait sertifikalı tohumlukların önemli bir kısmı ise Türkiye’de ıslah edilen çeşitler kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Ancak sanayi ürünleri olan ayçiçeği, pamuk, mısır ve şeker pancarı gibi ürünlerde çeşitler bazında büyük oranda yabancı firma çeşitleri yer almaktadır. Bu durumun mutlaka gözden geçirilmesi gerekmektedir.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının  2018-2022 Stratejik Plan’da, tarımsal üretimde kalite ve verimliliği artırmaya yönelik araştırma-geliştirme çalışmaları yürütmek amacı kapsamında, tarımsal iç ve dış pazar talepleri doğrultusunda yeni çeşit, ırk, metot ve teknoloji geliştirmek; genetik kaynakları ve biyolojik çeşitliliği korumak, sürdürülebilir kullanımını sağlamak; ulusal ve uluslararası kuruluşlarla Ar-Ge işbirliğini geliştirmek; Ar-Ge sonuçlarının uygulamaya aktarılmasını sağlamak hedefleri belirlenmiştir. Yüksek öncelikli araştırma programlarında; dünya ve ülkemizdeki pazarın değişen taleplerine uygun kalitede çok sayıda çeşit geliştirilmesi; ülkemizdeki ıslah çalışmalarına birçok gelişmiş ülkede kullanılan markör teknolojisi kullanılarak uygun bitkilerin hızlı ve doğru tespitinin çok kısa sürede yapılması; ıslah programlarında sanayici, tüketici, kamu ve özel sektör araştırma kuruluşları ve özellikle de üniversitelerin birlikte çalışmaları stratejik hedef olarak belirlenmiştir.

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) 2017 yılında TÜBİTAK-TÜSSİDE kuruluşu işbirliğiyle hazırlanmasını tamamladığı “Tohumculuk Sektörü Ulusal Strateji Geliştirme Projesi” ile GZFT (SWOT) ve  rekabetçilik analizi, firma ve paydaş analizleri, literatür araştırması ve teknik komite toplantıları sonucunda Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) ve diğer alt birliklerin görüşlerini belirlemişler ve bu amaçlara ulaşabilmek için stratejik eylem planlarını oluşturmuşlardır. Ancak tüm bu çalışmalar kağıt üzerinde kalmış bugüne kadar uygulamaya dair bir çalışma olmamıştır. Tohumculuk Kanunu kapsamında kamu kurumu niteliğinde kurulan TÜRKTOB ve alt birlikler tarafından bakanlık yetkilileriyle görüşerek hazırlanan ve bakanlık yetkililerinin de bu amaçla yapılan toplantılara katılımı da göz önüne alındığında; “Tohumculuk Sektörü Ulusal Stratejisi belgesinin yaptırım gücünün kamu-özel tüm tohumculuk sektörünü kapsadığı öngörülse bile kamunun bu belgenin hazırlanmasında mevzuat gereği karar verici ve inisiyatif alıcı olmaması nedeniyle, bu belgenin kamu kesimini bağlayıcılığı olamayacağı söylenebilir. Bu durum, tohumculuk sektörünün önündeki problemlerin bu güne kadar çözülmemesinin önemli nedenlerinden biridir.

Ülkemiz tohumculuk sektörü; gerek mevzuat gerek alt yapı ve ekolojik imkânları gerekse de uluslararası kuruluşlarla olan işbirliği ve üyeliği ile uluslararası kurallara göre akredite olma özellikleriyle, yurtiçi ve yurtdışı piyasalarda önemli bir avantaja sahip konumdadır. Ancak mevcut kanunlar günümüz şartlarına göre sektördeki tüm tarafların katkılarıyla, daha uygulanabilir ve kaliteyi öne çıkaran bir üretim altyapısını oluşturmak amacıyla revize edilmelidir. Aksi halde yukarıda açıklanan Stratejik Plan’daki konu başlıkları ancak başlık olarak kalır ve daha öteye gidemez. Günümüz şartlarında kamu-özel sektör-üniversite işbirliği slogan olarak kalmamalı ve pratik olarak uygulamaya geçirilmelidir. Birde birlik seçimlerinin 2 yılda bir yapılması yerine diğer oda birliklerinde olduğu gibi 4 yılda bir yapılmalıdır. iki yılda bir yapılan seçimlerde bir yıl bitmeden tekrar seçimle ilgili çalışma yapılması sektörün problemlerinin çözümünü zorlaştırmaktadır.

Dünya tohumculuğunda söz sahibi olmak ancak tüm sektör paydaşlarının bir araya gelerek ortak çalışmalar yapmaları  ve bunun için gerekli olan yasal düzenlemelerin ve tohumculuk kanunun günümüz şartlarına göre yeniden revize edilmesi ile mümkündür.

Bu yazı toplam 1187 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim