• BIST 91.074
  • Altın 214,591
  • Dolar 5,3448
  • Euro 6,0757
  • Ankara 7 °C
  • İstanbul 9 °C
  • İzmir 10 °C

YARIM GRAMLIK HAYATLAR

Begüm Yılmaz

Hayat pahalandı, maaşlı çalışan personeller kemer sıkma politikasına girdi. Durum böyleyken de düğün dernek bir eğlence anlayışı olmaktan çıkarak davetlilerin ‘Ne taksam?’ diye gerildiği, utana sıkıla gelinin kesesine küçükten de küçük altınların atıldığı, altına gücü yetmeyenlerin para taktığı, o da olmadı kuru bir tebrik ile geçiştirdiği dönemlerden birindeyiz.

Etin fiyatı arttı, sütün fiyatı arttı, suyun bile fiyatı arttı. ‘Sudan ucuza’ deyimini kullanmak yersizleşti, ülkesizleşti… Durum böyle olunca da dosta düşmana en güzel günlerini duyurmak için gün sayan çiçeği burnunda çiftler zor duruma düştü. Ev, mobilya, çeyiz, elektrik, su, doğal gaz derken masrafları 200 bin lirayı aşan yeni evli çiftlerin tek umudu ise düğünlerinde daha rahat bir hayat kurabilmeleri için kendilerine takılan takılar… Davetli alamıyor, yeni evli çift ödeyemiyor. Durum böyle olunca emekli maaşı olan aile büyüğünün kapısı çalınıyor. Üç ayda bir evine et giren aile büyüğü el mahkum yardımda bulunuyor ancak nereye kadar?

Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin sahipleri tasarruf yapıyor, büyük ölçekli şirketler personellerini işten çıkarıyor, herkes gergin, herkes bekleyişte. Borcu borçla kapatmak isteyen vatandaş yüksek faizli kredilere mahkum kalıyor. Durumu iyileşeceğine kötüleşiyor.

Dünyaya bir kez geliyoruz ve bizden bir tane daha yok; ülkemizden de… Ne kadar daha yaşayacağımızı kim bilebilir? Elimizdeki 1000 doları bozdurmakla döviz kurlarındaki dalgalanma durulacaksa bozduralım. Ancak buradaki problem temelden geliyor. Yıllarca lüks yaşama alıştık, alıştırıldık. Şimdi, alıştığımız lüksten vazgeçmek istemiyoruz. 20 yıl öncesini düşünün… Kaç kere ailece yemeğe çıkıyordunuz ya da kaç kez kendinize yeni giysiler alıyordunuz? Günümüzde çiftler haftada en az 2 kez dışarıda yemeğe çıkıyor, her hafta yeni bir şeyler alıyor, geçen sezon aldığı ürün yeni etiketli olsa bile gözü alıştığı için giymek istemiyor, tüketiyor da tüketiyor…

İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerinden biri üretim yapabiliyor olması. İnsan üretmeli de kendine ve topluma katkı sağlayabilsin… Üretmeden tüketmek insana özgü değildir. Bu nedenle alıştığımız ya da alıştırıldığımız lüks hayatın üzerimizdeki ağırlığından bir an önce kurtulmamız gerekiyor. Harcamalarınızı daha bilinçli yapmalı ve ‘gösteri dünyası’nın dayattığı normlardan kurtulmalısınız. Haftada bir değil de ayda bir ya da iki ayda bir, bir tekstil ürünü satın aldığınızda kimse sizi ayıplamayacak. Lükse değil, ihtiyaçlarınıza yatırım yaptığınızda dalga konusu olmayacaksınız. Sosyal medya hesaplarınızdan 20 lira verdiğiniz bir kahveyi paylaşmadığınızda evinize ceza faturası gelmeyecek ya da aynı özelliklere sahip iki kazaktan birinin üzerinde sırf ‘timsah’ var diye 10 katı para vermekten kendinizi alıkoyduğunuzda prestijiniz düşmeyecek. Bu sayede düğünlerde takılan yarım gram altın yerine, bütçenizi dengeleyerek yeni evli çiftimize yeni hayatlarını daha rahat kurabilmeleri için bir olanak tanıyacaksınız.  Yeni evli çiftimiz burada bir sembol, siz bunun yerine istediğiniz özneyi koyabilirsiniz… Bütçenizi gösteri dünyasının büyüsüne kapılmadan dengelerseniz yarım gramlık hayatlardan sıyrılıp tam anlamıyla istediğiniz kişi olabilirsiniz. 

Bu yazı toplam 1166 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim