Doğru yaşam şekli ile sağlıklı yaşayın…

Doğru yaşam şekli ile sağlıklı yaşayın…
NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkçü, sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmenin dengeli ve düzenli beslenme, düzenli bir yaşam ile mümkün olabileceğini söyledi.

Yeni yıl, beslenme ve yaşam şekli değişikliğinde bir fırsat!

Yeni bir yıl yaklaşırken yeni kararlar alıyor, hayatımızı düzene sokacak planlar yapıyoruz. Bu kararlardan biri de sağlıklı beslenme ve düzenli bir yaşam tarzına ilişkin oluyor. Bu kararların sadece birkaç ayla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten uzmanlar, alınacak birkaç önlemle bu durumun yaşam tarzına dönüşebileceğine dikkat çekiyor: Hazır gıdalardan uzak durmak, beslenmenize öncelik göstermek, sağlıklı alternatifler oluşturmak ve mutlaka egzersiz yapmak.

Yaşam tarzınızı belirleyin

Dengeli ve sağlıklı beslenmenin yılın her döneminde dikkat edilmesi gereken bir durum olduğunu kaydeden Özden Örkçü, “Bu bir yaşam tarzı halinde hayatımızda yer edinmelidir. Yeni yılla beraber temenniler de sıralanıp giderken bunun yanında eminim bu yılda şu kadar kilo vereceğim, artık sağlıklı ve düzenli besleneceğim arzusu temenniler arasındadır.

Hazır gıdalardan uzak durun

Peki beslenme alışkanlıklarımızı düzene sokmak çok mu zor? Bu durum sanıldığı kadar da zor değil aslında, sadece yapmanız gereken şey hazır gıdalara kaçmamak, sıkıştırılmış zamanda ya da bir yerden bir yere yetişirken beslenmenizi ikinci plana atmamak ve sağlıklı alternatifler seçmek” önerisinde bulundu.

Açma yerine sağlıklı bir sandviç tercih edebilirsiniz

Beslenme ve diyet uzmanı Özden Örkçü, tavsiyelerini şöyle sıraladı:

“Kahvaltılarınızda açma, poğaça ve simit yerine; kepekli beyaz peynirli sandviç ya da az yağlı ile hazırlanmış bir omlet tercih edin. O kadar da vaktim yok diyenler içinse geceden hazırlayacakları bir sandviçi sabah kahvaltıda tüketmelerini tavsiye ederim.

Ah şu tatlı ihtiyacı asıl o ne olacak?

Görüşmelerimizde sık karşılaştığımız şeylerden biri de meyve tüketiminin azlığı, ara öğünlerde meyve tüketimine yer verin. Daha da tatlı ihtiyacınız devam ederse küçük bir kare bitter çikolata sizi mutlu edecektir.

Egzersizi ihmal etmeyin

Sedanter (hareketsiz yaşam) metabolizmamızın yavaşlamasına adeta davetiye çıkartıyor. Yine spor salonlarına gitmeyi tercih etmeyen ya da bir türlü spora başlayamadım diyenlere de, gideceğiniz yerden biraz önce inin ve yürüyün, arabanızı uzağa park edin ve kendinize yürüme yolu seçin, eminim yaz kış, sıcak soğuk demeden epeyce bir adım atacaksınız.”

Sağlıklı bir beslenme programı kişiye özel olmalı

Beslenme programlarının kişiye özel olduğunu kaydeden Özden Örkçü, “Burada etkili faktör; bireyin yaşı, cinsyeti, boyu, kilosu, ne iş yaptığı, öğrenci mi çalışan mı olduğudur. Bireyin kolesterol, tansiyon, diyabet, troid, kalp ve böbrek hastalığı gibi herhangi bir kronik hastalığa sahip olup olmaması da önemlidir” dedi.

Alışkanlıklar değiştirilmeli

Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının edinilmesinde, kişinin vazgeçemediği alışkanlıkları değiştirmesine yardımcı olmanın önemine işaret eden Örkçü, “Örneğin şekersiz çay içemediğini ya da asitli bir içecek içmeden öğününü tamamlayamadığını belirten kişilere değiştirilmesi kendisince zor ama zamanla değiştirilebilecek alışkanlıkları edindirmeye çalışmak önemlidir” diye konuştu.

Beslenmenin üç ana ve üç ara öğün temelinde kurulu olduğunu belirten Özden Örkçü, “Bir günlük beslenme planında, temel besin öğelerinin dengeli ve düzenli bir şekilde alınması gerekir. Beslenmemizin %55-60’ı karbonhidratlardan, %30-35’i yağlardan ve %10-12’i proteinlerden sağlanmalıdır. Et ürünleri, süt ürünleri, tahıl grubu, meyve ve sebze grubuna günlük beslenmeden yer verilmelidir” dedi.

Kalp, diyabet ve tansiyon hastaları dikkat!

Kalp, diyabet ve tansiyon hastalarının beslenme tarzında dikkat etmesi gerekenleri de sıralayan Özden Örkçü, şunları söyledi:

Diyabet hastaları; porsiyon kontrolü yapamıyorlarsa, bal, reçel, marmelat, pekmez, dondurma, krem şanti gibi gıdalardan uzak durmalıdır.
Margarin ve tereyağı gibi doymuş yağlar, kalp damar hastaları için kaçınılması gereken yağ gruplarındandır. Onun yerine zeytin yağ, omega 3 içeriği yüksek olan, keten tohumu, ceviz, gibi besinleri tercih etmelidir.
Yüksek yağlı süt ürünleri ve sığır eti, sosisli sandviç, sucuk, sosis ve domuz eti gibi hayvan proteinleri içeren doymuş yağlardan uzak durmalıdırlar.
Tuz ve tuzlu besinler ve bol yağ içeren kuruyemişlerden özellikle tansiyon ve kalp rahatsızlığı olan kişiler uzak durmalıdır.
İçeriği tam olarak bilinmeyen işlenmiş hazır gıdalar, şeker hastaları için “sinsi” besinlerdir. Hazır çorbalar, bulyonlar, çikolatalar, bisküviler gibi çok sayıda hazır gıda, kronik hastalık grupları için yine risk teşkil etmektedir.
Hamur işleri ve hamur tatlıları tercih edilmemelidir.
Kılıçbalığı ve uskumru gibi cıva oranları yüksek balıkları, kızartmak yerine ızgara-fırın-buğulama şeklinde pişirme yöntemi tercih edilmelidir.
Yüksek yağlı süt ürünleri, yüksek yağ proteinleri içeren gıdalar, yumurta sarısı, karaciğer gibi sakatatlar kolesterol bakımından zengindir. Özellikle kalp hastalarının tüketmemesi gerekir.
Alkollü içecekler, diyabet hastalarında ağır hipoglisemiye yol açabilir. Fazla tüketilmesi karaciğer metabolizmasının da bozulmasına neden olur ayrıca kan yağlarının da yükselmesine neden olur. Diyetiniz de alkolden sakının.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.